YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31140
KARAR NO : 2023/13391
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2011 tarihli ve 2011/200 Esas, 2011/659 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 18.01.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/443 Esas, 2015/772 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanığın üzerine atılı suçun cebir unsurunun ne şekilde gerçekleştiğinin anlaşılamadığına, sanığın söylediği sözün tehdit unsuru içermediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın eylemini temyiz dışı sanık … ile birlikte işlemesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayin edildiğine, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanlar ve müştekinin polis memuru olarak görev yaptıkları, olay günü tanık olarak dinlenen …’nin içinde bulunduğu araçtaki şahıslar hakkında kimlik kontrolü yaptıklarında olay yerine yakın bulunan temyiz dışı sanık …’ın kimliğini göstermeyerek görevli memurlara engel olduğu, bu kişinin tavırları yüzünden işlem yapılmak üzere karakola götürülmek istendiği sırada olay yerine sanık …’nin geldiği, “Siz bize karışamazsınız, çekin gidin, burada kimlik soramazsınız, gidin güneydoğu da sorun, arkadaşımı da bırakın.” diyerek müdahale edip görevlerini yapmaya engel olmaya çalıştığı, ayrıca her iki sanığın fiili olarak direndiklerinde takviye ekip çağrıldığı, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanığın, her aşamada üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Müşteki … ve katılan …’ın kovuşturma aşamasında sanığın ne dediğini tam olarak hatırlamadığını beyan ettikleri ve savcı huzurunda alınan beyanlarında ise sanığın sadece “Biz bu mahallenin çocuklarıyız bize kimlik soramazsınız çekin gidin.” dediğine ve araca binmek istemeyince yetki kullanarak sanığı araca bindirdiklerine, herhangi bir yaralanmalarının olmadığına yönelik anlatımda bulundukları; katılan …’ın ise her aşamada sanığın alkollü vaziyette yanlarına gelerek “Gidin buradan bu mahalle bizden sorulur, burada kimlik soramazsınız, gidin Güneydoğuda görev yapın.” şeklinde sözler söylediğine, savcı huzurunda alınan beyanında ise araca bindirilirken fiziki direnmede bulunduğuna yönelik anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Tanık … soruşturma aşamasında 21.03.2011 tarihli beyanında sanığın polis memurlarını iteklediğini beyan etmiş ise de kovuşturma aşamasında olaya sanık …’nin karıştığını görmediğine ve temyiz dışı sanık … ile polisler arasında bir itiş kakış olduğunu gördüğüne, ancak karanlık olması ve biraz uzakta bulunması nedeniyle kimin kimi ittiğinin farkında olmadığına yönelik beyanda bulunduğu ve soruşturma ile kovuşturma aşamalarındaki anlatımları arasında çelişki bulunduğu görülmüştür.
5.Olay ve yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Suçun Unsurlarının Oluşup Oluşmadığı Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 265. maddesinde “Görevi yaptırmamak için direnme.” başlığıyla “Seçenekli hareketli.” ve “Amaçlı bir fiil.” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “Cebir veya tehdit.” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, mahkemece sanığın eyleminin, “…olay yerine diğer sanık …’in geldiği, “siz bize karışamazsınız, çekin gidin, burada kimlik soramazsınız, gidin güneydoğu da sorun, arkadaşımı da bırakın'” diyerek müdahale edip görevlerini yapmaya engel olmaya çalıştığı, ayrıca her iki sanığın fiili olarak direndiklerinde takviye ekip çağırıldığı…” şeklinde kabul edilmesi, sanığın müşteki ve katılanlara yönelttiği sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde direnme suçunda aranan tehdit unsurunun somut olayda oluşmaması, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, müşteki ve katılanlar ile tanık …’nin Olay ve Olgular başlığı altında (3 ve 4) numaralı paragraflarda ayrıntılarına yer verilen beyanları karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunun somut olayda ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
B.Eksik Ceza Tayini Yönünden
Mahkemece sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın görevi yaptırmamak için direnme eylemlerini birlikte gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesine karşın, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
C.Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un TCK’nın 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan 6 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında arttırılması ile 7 ay 15 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.