YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/271
KARAR NO : 2007/2157
KARAR TARİHİ : 06.03.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali -Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın açılmamış sayılmasına karşı davanın tefrikine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı karşı davalı vekili müvekkili şirketin davalı karşı davacı şirkete müşavirlik hizmeti verdiğini, davalı karşı davacının bakiye borcunu ödememesi üzerine yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, davacı karşı davalının ihmali sonucu müvekkilinin 3.053.604.000.TL. zararının oluştuğunu ileri sürerek bu miktarın karşı taraftan tahsiline, asıl davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı karşı davalının 31.5.2005 tarihli duruşmaya gelmediği, bu duruşmada asıl davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken verilmediği, bu eksikliğin usulen asıl davanın 31.5.2005 tarihi itibariyle işlemden kalktığı sonucunu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davacı karşı davalının açtığı itirazın iptali davasının HUMK.’nun 409 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, karşılık davanın tefrikine karar verilmiş, hüküm davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK:’nun 409 mad. Uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için öncelikle tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması ve yasal süre içinde yenileme talebinde bulunulmamış olması gerekir. Somut olayda belirtilen koşulların gerçekleşmediği görülmüştür.
Zira 31.5.2005 günlü oturuma davacı vekili gelmemiş, davalı karşı davacı vekili ise asıl davayı takip etmediklerini, karşı dava yönünden yargılama yapılmasını istediklerini bildirmiştir. Buna rağmen mahkemece asıl dava yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmemiş ve duruşma başka bir güne ertelenmiştir. Bu tarihten sonraki tüm duruşmalara davacı karşı davalı vekilinin katılmış olduğu anlaşılmaktadır. Dosyanın işlemden kaldırılması yolunda bir ara kararı bulunmadığı için davacı-karşı davalı kendi davası yönünden de yargılamaya devam edildiğini düşünerek yenileme dilekçesi verme gereği duymamıştır.
Hal böyle İken mahkemece 17.11.2005 tarihli oturumda verilen ara kararıyla asıl davanın 31.5.2005 tarihi itibariyle işlemden kaldırılmış sayılmasına karar verilmiş ve daha sonra yeni duruşma günü beklenmeden dosya ele alınarak karşılık davanın tefrikine, asıl davanın açılmamış sayılmasına dair 13.12.2005 tarihli hüküm oluşturulmuştur.
HUMK’nun 409. maddesinde öngörülen prosedüre uyulmadan ve davacının yenileme hakkını ortadan kaldıracak biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.3 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.