Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/1583 E. 2009/11947 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1583
KARAR NO : 2009/11947
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 27/03/2007
No : 660/98
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketle akdettiği distribütörlük sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, davalının fesih gerekçesinin sözleşme şartlarına, mevcut yasalara hak ve borçların dürüstlükle kullanılması ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin sözleşme süresi boyunca kazanacağı gelir kaybından mahrum kaldığını, firmalarının sözleşme süresini dikkate alarak bir kısım yatırımlar yaptığını, araç gereç ve eleman istihdam edip, bankalarla ticari ilişkiye girdiğini, sözleşmenin feshi sonucunda işin yürütümüne ilişkin donaltılmış araçlarının, büro malzemelerinin, bilgisayarlar, alarm sistemleri gibi malzemelerin atıl kaldığını, bundan dolayı oluşan maddi zararlarının olduğunu, davalı şirketin istediği banka teminat mektuplarını alabilmek için zorunlu olarak gayrimenkul satın alınmak zorunda kalındığını, tanzim ve teşhir amaçlı stantlar için davalıya ait firmadan değişik tarihlerde paralar alındığını, sözleşmenin feshi nedeniyle de paraların ticari faizi ile birlikte iadesi gerektiğini, prim kayıpları olduğunu iddia ederek haksız fesih nedeniyle sözleşmelerden ve yasalardan kaynaklanan fazlaya ilişkin sair tazminat ve yasal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000.000.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu , distribütörlük sözleşmesinin, davacının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle feshedildiğini, davacının müvekkili şirkete yapması gereken ödemeleri geç ifa ettiğini ya da hiç ifa etmediğini, bu nedenle sözleşmenin davacı-borçlunun temerrüdü nedeniyle feshedildiğini, davacının ticari faaliyetini yürütmek amacıyla yaptığı yatırımları şirketlerinden talep etmesinin hukuki temeli bulunmadığını, davacının teminat mektubu almak için gayrimenkul almasının kendisinin verdiği ticari bir karar olduğunu, müvekkili şirketin distribütörlere primlerini tam olarak ödediğini, davacının sözleşmenin feshine itiraz etmeyip, fesih ihtarnamesinde belirtilen borcunu herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin şirketlerine ödemesinin ikrar niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
../..
(2)
Esas Karar
2009/1583 2009/11947

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve birbirini teyit eden bilirkişi raporlarına göre, davalı şirketin ödemelerdeki gecikmeler nedeni ile davacı şirkete sözleşmesinin fesih edilebileceğinin ihtarını da içerecek şekilde üç kez ihtarname çektiği, bilahare 22.11.2004 tarihinde sipariş bedelinin ödenmemesi üzerine 29.11.2004 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 12/d maddesi uyarınca feshedildiği, sözleşmenin feshinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.