YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12423
KARAR NO : 2009/8488
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin keşide ettiği toplam 22.801 YTL’lik 4 adet çeke dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığını, icra dosyasının iki defa yenilendiğini, davalı şirketin şikayeti sonucu İcra Mahkemesince icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, davalı şirketin borcunu inkar etmediğini belirterek, İİK’nun 33-a maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 7 günlük süre içinde takibe konu alacağın zamanaşımına uğramadığının tespiti için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, ayrıca BK’nun 125.maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını beyanla davaya konu alacağın zamanaşımına uğramadığının tespiti ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, eda davası açılması gerektiği yerde tespit davası açılamayacağını, davacının alacak davası açarak mahkemeden karar almasının uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre takibe dayanak çeklerin zamanaşımına uğradığı gibi, açılan iş bu davada BK’nun 125.maddesinde öngörülen genel zamanaşımı süresinin ileri sürülemeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İcra Mahkemesince 6 aylık zamanaşımı süresi içinde işlem yapılmadığı gerekçesiyle zamanaşımına uğradığı saptanan çekten kaynaklanmaktadır. Davacı çekin lehdarı, davalı ise keşidecisi durumundadır. Dava konusu çekin, taraflar arasındaki alım satım ilişkisi nedeniyle keşide edildiği iddia edilmektedir. Zamanaşımına uğrayan bir çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın her türlü delille kanıtlanması olanaklıdır. Hal böyle olunca somut olay bakımından, taraflar arasında mevcut olduğu iddia edilen alım satım ilişkisinin BK’nun 125.maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.09. 2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.