Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/8147 E. 2023/519 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8147
KARAR NO : 2023/519
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Arazi kadastrosu çalışmalarında … ili, … ilçesi, … Köyünde bulunan 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, tespitin 03.12.2011 ile 02.01.2012 tarihleri arasında ilan edilmesi ve itiraza uğramaması üzerine tutanağın 03.01.2012 tarihinde kesinleşmesi sonucu tapuya tescil edilmiştir.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastrodan önceki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak … ili, … ilçesi, … Köyünde bulunan 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığını, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

2.Dahili davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içinde açılmadığını, kadastro çalışmalarında dava konusu yerin orman vasfıyla tespit ve tescil edildiğini, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 19.08.2011 tarihinde kesinleşmiş olduğu, dava tarihi olan 28.09.2021 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesinde hüküm altına alınan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, tapu kaydına göre kadastro tespitinin kesinleşme tarihinin 03.01.2012 olduğunu, tapuya güven ilkesi gereğince davanın esasına girilmesi gerektiğini, ayrıca pandemi nedeniyle yargıda uzayan 95 günlük sürenin dava tarihine eklenmesiyle davanın hak düşürücü süre içinde açıldığının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın kesinleşme tarihinin tapu siciline hatalı yazılmasının işleyen hak düşürücü sürenin kesilmesine ve tapu sicilinde belirtilen 03.01.2012 tarihinden itibaren yeniden başlamasına sebebiyet vermeyeceği, bunun ancak koşulları varsa tapu sicilinin düzgün tutulmasından kaynaklı olarak devletin sorumluluğunun doğmasına neden olacağı, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 12/3 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Hak düşürücü sürenin sonu pandemi nedeniyle duran sürelerin sonuna isabet etmediğinden dava açma süreside uzamayacaktır.

2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.