YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10216
KARAR NO : 2023/1918
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/191 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/191 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/10182 Esas, 2020/14473 Karar sayılı kararı ile özetle; sanığın eylemini silahtan sayılan sopa ile işlemediğinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmaması ve aynı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereği 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, sanığa 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, kabul ve uygulamaya göre de 5271 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması sırasında hükümde uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/562 Esas, 2021/664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Müşteki ile sanığın sosyal paylaşım sitesinde yapılan paylaşımlar nedeni ile internette tartıştıkları ve buluşmaya karar verdikleri, Kızılsaray mahallesinde cuma pazarı diye bilinen yerde karşılaştıklarında
tartışmaya devam ettikleri, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanığın müştekiyi sopa ile vurarak yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde müştekide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen;
a. … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 26.02.2015 tarihli ve 81266704/2819 sayılı;
“…sol göz çevresinde yaygın ekimoz, sol kaş iç kısımda başlayıp yukarı uzanan 10 cm düzensiz kesi…basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı…”,
b. … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 08.10.2015 tarihli ve 81266704/12880 sayılı;
“…yüzünde sabit iz niteliğinde olduğu…”
Görüşlerini içeren raporları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık savunması, müşteki beyanı, sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespitini içeren … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 26.02.2015 tarihli ve 872 numaralı adli olgu bildirim formu, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, müştekinin aşamalarda değişmeyen beyanı ile uyumlu adlî rapor içerikleri karşısında sanığın eylemini 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırılmasında isabetsizlik görülmediği, Mahkemece ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi karşısında meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanık hakkında neticeten iki yıldan fazla hapis cezasına hükmedilmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı, bir yıldan fazla hapis cezasına hükmedilmesi nedeniyle hapis cezasının seçenek tebdirlerden birine çevrilmesine karar verilemeyeceği, sanık lehine haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulandığı, başkaca uygulanabilecek lehe hükümlerin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/562 Esas, 2021/664 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.