Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2695 E. 2023/2563 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2695
KARAR NO : 2023/2563
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2824 E., 2022/2384 K.
DAVA TARİHİ : 15.09.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/290 E., 2021/152 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine, karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum işleminin iptali ile kendi işyerinde sigortalı çalışmaları dolayısıyla, 4/a kapsamında ödediği primlerinin tespiti ve tescili için işbu davanın açıldığını iddia ederek, Kurum İşlemlerinin iptali ile davacının 01.03.2006-30.11.2012 tarihleri arasında 4/a kapsamında ödediği primlerin tespiti ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait kimlik kaydı incelemesinde, Nedim ve Destine kızı 31.01.1969 … doğumlu olduğunun görüldüğünü, Kurumlarının 2019/9 sayılı genelgesinde, 6.02. şirket ortağı olup, Kurumca /4/b) kapsamında tescili yapılmamış olanların, ortağı olduğu şirketten daha sonra veya aynı gün (4(a) kapsamında bildirilmesi, Kanunun “1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlığını taşıyan geçici 8 nci maddesinde; tarım sigortalıları hariç olmak üzere, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) kapsamındaki sigortalılık niteliği taşıdıkları halde Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlayacağının öngörüldüğünü, 2008/Ekim öncesinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında iş sözleşmesiyle çalışırken, çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olanların, 16-60 Ek sayılı Genelge gereğince (4/a) kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/(b) kapsamına alınmadığını, ancak, 01.10.2008 tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılması gerektiği halde, 506 sayılı Kanun kapsamında tescil yapıldığı söz konusu tarihten sonra tespit edilen sigortalıların, Kanunun geçici 8 nci maddesi kapsamında değerlendirilmeyerek (4/a) kapsamında sigortalılıklarının başlatılarak ve (4/a) kapsamındaki hizmetlerin (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin iş ve işlemlerin cari usullere göre sonuçlandırılacağını bu durumun, (4/a) kapsamında çalışmaya başladığı tarih ile şirket ortağı olduğu tarih aynı olan sigortalılar için uygulanacağını, bu durumda esas olanın (4/a) kapsamında çalışma devam ederken (4/b) kapsamında sigortalılığı gerektiren şirket ortaklığının gerçekleşmesi olduğunu, şirket ortağı olduğu gün, (4/b) kapsamında sigortalı olması gerektiği halde, aynı gün ortağı olduğu şirketten (4/a) kapsamında bildirim yapıldığı tespit edilenlerin şirket ortaklığı nedeniyle 4/b kapsamında bildiriminin; sigortalılığının geçerli sayılacağını, yapılmayanların ise, (4/a) kapsamında yapılan tescil kaydı bildirim kabul edilerek, (4/b) kapsamında sigortalı olması gereken tarih itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığının başlatılacağını ve (4/a) kapsamındaki hizmetlerin (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilecek.” denildiğini, buna göre, 01.10.2008 tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılması gerektiği halde, 506 sayılı Kanun kapsamında tescil yapıldığı söz konusu tarihten sonra tespit edilen sigortalıların Kanun’un geçici 8 nci maddesi kapsamında değerlendirilmeyeceğini, (4/a) kapsamında yapılan tescil kaydı beyan kabul edilerek, (4/b) kapsamında sigortalı olması gereken tarih itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığın başlayacağını ve (4/a) kapsamındaki hizmetlerin (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirileceğini, (4/a) kapsamındaki hizmetlerin (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin iş ve işlemlerin cari usullere göre sonuçlandırılacağını, davacının tescil tarihinde kendi şirketinde 4/a statüsünde çalıştığı tespit edildiğinden, açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının davalı şirket ortaklığının Kurum kayıtlarına göre tescil edildiği tarih olan 01.03.2006 tarihinde başladığı görülmüş 01.10.2008 öncesinde ortak olduğu halde 4/a kapsamında bildirimleri yapıldığı bu nedenle davalı kurum tarafından 4/b tescilinin yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Davacının Bağ- Kur tescilinin 01.03.2006 tarihinde yapıldığı, genelge gereği 01.10.2008 tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılması gerektiği ancak 506 sayılı Kanun kapsamında tescil yapıldığı söz konusu tarihten sonra tespit edilen sigortalıların Kanunun geçici 8 nci maddesi kapsamında değerlendirilmeyerek (4/a) kapsamında yapılan tescil kaydı beyan kabul edilerek, (4/b) kapsamında sigortalılıklarının başlatılacağını, ve (4/a) kapsamında hizmetlerin (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirileceği, davacının 01.03.2006-30.11.2012 tarihleri arasındaki hizmetinin, 28.09.2011 gün ve 27011 sayılı Resmi Gazete Yayımlanan 5510 sayılı Kanun gereğince, sigortalı sayılanlar, sayılmayanlar, sigortalılığın başlangıcı, kuruma bildirilmesi ve sona ermesi hakkında tebliğin 5/9 uncu bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği bu nedenle iptali talep edilen kurum işleminin 2019/9 sayılı Genelgenin 6.02. maddesi uygun yapıldığı anlaşılmakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. gerekçesiyle

Davanın reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
28.09.2008 tarih ve 27011 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5510 sayılı Kanun gereğince sigortalı sayılanlar, sayılmayanlar, sigortalılığın başlangıcı, Kuruma bildirilmesi ve sona ermesi hakkındaki tebliğ’in V/9’uncu maddesi ve 28.02.2014 tarihli 2014/5 sayılı Genelge ve 09.02.1993 tarihli 16-60 ncı Ek Genelgesi hükümleri uyarınca davalı Kurum işleminin hatalı olduğunu, müvekkilinin, anılan Genelgeye güvenerek 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığını devam ettirdiğini ve primlerini ödeyerek yaşlılık aylığına hak kazandığını, davalı Kurumun işleminin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacının 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 2 nci fıkrasındaki düzenleme uyarınca kurucu ortağı olduğu ve çalıştığı şirketten 4/1-a kapsamında sigortalı gösterilmesinin mümkün olmadığı, davacının şirket ortağı olması nedeniyle 4/1-b kapsamında sigortalı sayılmasının usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.