YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3491
KARAR NO : 2023/1070
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşmalı istemli olarak temyiz edilmiş olmakla, davanın niteliği gereği duruşma talebi reddedilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım Kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 178 ada 4 parsel sayılı 334,25 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının tespit edilemediği belirtilerek bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 2013 yılında hükmen taşınmazın beyanlar hanesine 224,98 m2′ lik kısmının davalı …’ün fiili kullanımında olduğu şerhi yazılmış, ardından 2015 yılında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca … adına şerh verilen kısma karşılık taşınmazın 3214/4775 payı …’e satılmıştır.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesi 178 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını satış senedi ile satın aldığını ve bu kısmın kendisine ait dava dışı 178 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın 109,27 m2′ lik kısmı üzerine lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle davalı Hazine aleyhine dava açmış, bilahare yargılama sırasında davasını taşınmazda şerh sahibi olan …’ e de yöneltmiş ve dosyaya sunduğu ıslah dilekçesiyle, dava konusu ettiği taşınmaz bölümünün 178 ada 4 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 178 ada 3 parsele eklenmek suretiyle taşınmazın tapu kaydının yeniden düzenlenmesini, taşınmaz bölümünün zilyedinin davacı olduğunun tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaya Orman İdaresi ile taşınmazda şerh sahibi olan gerçek kişinin dahil edilmesi gerektiğini, taşınmazın zilyetlikle edinilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … ise, taşınmazın ortasından geçen telin sağ tarafının davacıya, sol tarafının kendisine ait olduğunu belirterek, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın niteliği gereği zilyetlik yönünden hüküm kurulup tescil yönünden hükmü kurulamayacağı ve davacının taşınmazı satış senedi ile satın aldığı ve satış senedi, tanık ve mahalli bilirkişi ve davalı …’ün beyanlarına göre davacının taşınmazın kullanıcısı olduğu, dava konusu yerin davacıya ait 178 ada 3 parsel ile birlikte kullanıldığı ve dava konusu yerin tel çitlerle çevrildiği olduğu gerekçesiyle, davacının, dava konusu alanın 178 ada 4 parselden ayrılarak kendi parseli olan 178 ada 3 parsele eklenmek suretiyle tapu kaydının yeniden düzenlenmesine yönelik talebinin reddine; davacının, zilyetlik tespitine yönelik talebinin kabulüne, çekişmeli 178 ada 4 parsel nolu taşınmazın fen bilirkişisinin 12.12.2019 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 109,27 m2′ lik kısmının davacının kullanımında olduğunun tespiti ile tapu kaydının beyanlar kısmında kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle tapu kaydı beyanlar hanesine tescil değil şerh düşürülmesine karar verilebileceğini, taşınmazda davacı tarafın kullanımın olmadığını ve davalı Hazine lehine vekalet ücretine karar verilmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 178 ada 3 parseli tapuda satış suretiyle devraldığı, çapla satın alan malikin haklarının, taşınmazın çapıyla sınırlı olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının satın aldığı bir kısım taşınmaz bölümünün komşu 178 ada 4 parselde kaldığından bahisle ve yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, aynı zamanda taşınmaz üzerinde davacının fiili kullanım iddiası da ispatlanamadığı gibi, çekişmeli taşınmazın dava konusu payının kayıt maliki ve fiili kullanıcısı olmadığı belirlenen davalı gerçek kişinin kabul beyanının da sonuca etkili olamayacağı gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olan kısmın davacının tapulu alanında bulunan iki katlı evin bahçesi konumunda olduğunu, taşınmazın davacıya ait olan parselden ifraz edilerek davalı parsele eklendiğini, taşınmazın önceki kullanıcısı … olup bu kişi adına tutulan emlak kayıtlarının bulunduğunu, davalı tarafın da davayı kabul beyanı olduğunu, davacının taşınmazın kullanıcılığını 18.02.2010 tarihinde satış senedi ile satın aldığını ancak kullanım alanı olarak 334,00 m2 yer almasına rağmen belediyeye müraacaatı üzerine eksiliğin dava konusu parselde kaldığını öğrendiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Kullanım Kadastrosuna İtiraza ilişkindir.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşulların mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile dayanılan hukuki gerekçelere ve eldeki davada 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin de bulunmadığı anlaşıldığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.