YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9552
KARAR NO : 2009/12028
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 30/12/2008
No : 1241/1512
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Adalet Bakanlığının talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına HUMK’nun 427/6.maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu Finansbank’a ait 15.04.2007 keşide tarihli 20.800 YTL’lik çekin karşılıksız çıkmasından dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın tahsili için takibe giriştiklerini, ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl alacak miktarının kabul edilip, 28.05.2008 tarihinde icra dosyasına yatırıldığını, fer’ilerine itiraz edildiğini, çek aslının bankaya verilmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, çek ibrazında 3167 sayılı yasa uyarınca bankanın sorumlu olduğu, 410 YTL miktarında kabul edilmediğinden takip sırasında davalıca 410 YTL ödenmekle takip tarihinden itibaren davalının faiz ve diğer fer’ilerinden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine, davalının %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince Kanun yararına temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca HUMK’nun 427/6.maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talebi ile temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 4.maddesinde 4814.sayılı Kanun ile 26.02.2003 tarihinde yapılan değişiklik ile; “Çekin Karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün aynı yasanın 10.maddesinde belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10.maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamile verileceği, çek hamilinin bu fotokopi ile müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi, Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebileceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkemece veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği” yasal hükme bağlanmıştır.
../..
(2)
Mahkemece belirtilen yasa hükmü çerçevesinde çek aslının ibraz sırasında bankaya bırakılmadığı, bu nedenle takipten sonra bankanın asıl borcu ödemiş olmakla birlikte çek hamilinin anılan yasa hükmündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle bankanın icra takip masrafları, faiz ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin reddine, kararın bir örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 21.12.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı. …
-KARŞI OY YAZISI-
Dava tarihinde yürürlükte olan 3167 sayılı Yasanın 4814 sayılı Yasa ile değişik 10.maddesi uyarınca muhatap banka süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için yasada öngörülen miktarı ödemekle yükümlü bulunmaktadır.
Somut olayda davacı, davalı bankanın ödemekle yükümlü olduğu bedeli ödemediğinden banka aleyhine, icra takibine girişmiş, bankaca takipten sonra ancak davadan önce, 410 YTL asıl alacak ödenmiş olmakla birlikte faiz, harç ve giderler yönünden takibe itiraz edildiğinden, iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
Uyuşmazlık, davalı bankanın icrada talep edilen faiz, harç ve giderlerden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
3167 sayılı Yasanın dava tarihinde yürürlükte bulunan 4814 sayılı Yasa ile değişik 5.maddesi uyarınca “çekin ibrazında karşılığının tamamen ödenmemesi veya çek hamili tarafından kısmi ödemenin kabul edilmemesi halinde, ibraz tarihi ile ödememe nedeni, çekin üzerine yazılır ve çek üzerine imzası alınarak, hamiline geri verilir; çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır.”
Davalı banka, kendisine usulüne uygun bir başvuru yapılıp, çek aslının verilmediğini savunduğuna göre, bu savunmasını anılan yasa hükmü uyarınca ispat etmekle yükümlüdür.
../..
Çek arkasında kısmi ödemenin kabul edilmediği yolunda şerh bulunmakta ise de, çek hamilinin imzası alınmamış ve 3167 sayılı Yasanın değişik 5.maddesi hükmünün gereği yapılmamıştır. Kaldı ki, davalı banka aleyhine girişilen icra takibi üzerine, yasal sorumluluk miktarı olan 410 YTL’yi icra dosyasına yatırmıştır. O halde, icra takip masrafları ve vekalet ücreti ile ödeme tarihine kadar işleyen faizinden de sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı ve bu nedenlerle kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun kanun yararına bozma talebinin reddi yönündeki görüşüne katılamıyoruz.