Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7425 E. 2023/699 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7425
KARAR NO : 2023/699
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin kabulü, davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Çorum ili, … Köyü, .. mevkiinde yer alan dava konusu 397 parsel sayılı taşınmaz satış ile 23.150,00 m2 yüzölçümünde davacılardan … adına, 396 parsel sayılı taşınmaz ise tapulama ile 4.850,00 metrekare yüzölçümünde … ve … … adına tescil edilmiştir.

2.Davacılar vekili, davacılardan …’nın 397 parsel sayılı 23.150 m² alanlı tarla vasfındaki taşınmazda, diğer davacılardan … ile vefat eden muris … …’ın ise aynı yerdeki komşu parsel olan 396 parsel sayılı 4.850 m² alanlı tarla vasfındaki parsel sayılı taşınmazda malik bulunduklarını, Kadastro Müdürlüğüne ait paftalar incelendiğinde 396 nolu parselin 23.150 m² alana sahip olduğu, 397 nolu parselin ise 4.850 m² alana sahip olduğunun anlaşıldığını, Tapu Müdürlüğüne, küçük alanlı taşınmazın m²’sinin fazla, alanı geniş olan taşınmazın miktarının ise az yazıldığına ilişkin müracaat edilmiş ise de hatanın düzeltilemediğini belirterek, 396 ve 397 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 396 parsel sayılı taşınmazın … adına 23.150 m² alanlı olarak, 397 nolu parsel sayılı taşınmazın ise 4.850 m² alanlı olarak … (1/2) ve diğer davacıların murisi … … (1/2) adlarına tescilinin yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tüm dosya kapsamı, tanık beyanları, bilirkişi raporları dikkate alındığında dava konusu taşınmazların parsel numaralarının yanlış yazılmış olduğunun anlaşılması nedeniyle, davacının davasının kabulü ile; Çorum ili, .. ilçesi, … Köyü 396 ve 397 parsel sayılı tapu kayıtlarının iptali ile; Çorum ili, .. ilçesi, … Köyü 396 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 22.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda gösterildiği üzere 23.150 m² olarak davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 397 parsel sayılı taşınmazın 4.850 m² olarak, 1/2 hissesinin davacı … adına, kalan 1/2 hissesinin … … mirasçıları olan davacılar … (1/8), … (3/56), … (3/56), … (3/56), … (3/56), … (3/56), … (3/56), … (3/56) adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın tespit tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, ayrıca, davanın parsel malikleri arasında görülmesi gerekirken Hazinenin taraf olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu belirterek, karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde, çekişmeli 397 parselin 23,150 m² yüzölçümü ile davacı …, 396 parsel ise 4850 m² olup davacılar … ile diğer davacılar murisi … … adına kayıtlı olduğunu, paftalar incelendiğinde 396 parselin 23,150 m², 397 nolu parsel ise 4850 m2 olduğunun anlaşıldığını ve bu yanlışlığın düzeltilmesi amacı ile Kadastro Müdürlüğüne başvurulmasına rağmen bu hatanın giderilememesi nedeni ile 396 ve 397 nolu parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile 396 nolu parselin … adına 23150 m², 397 nolu parselin ise 4850 m² alanlı olarak … ve diğer davacıların murisi … … adına tescilinin talep edildiğini, bu kapsamda Çorum Kadastro Müdürlüğünün 10.09.2020 tarihli ve 2222843 sayılı yazısı uyarınca çekişmeli 396 ve 397 nolu parsellerde Kadastro Kanunu’nun 41 inci maddesi uyarınca çalışma yapılmadığının belirlendiğini, davacılar vekilinin 01.11.2018 tarihli Kadastro Müdürlüğüne yaptığı başvuru dilekçesinin incelenmesinde”vekil edenlerin maliki bulundukları taşınmazların parsel numaraları kadastro çalışmaları sırasında sehven yanlış yazıldığının” ileri sürülmüş olmasına göre, başvurunun içeriğinde ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hata olduğunun ileri sürülmemesi karşısında davacı tarafça Kadastro Müdürlüğüne yapılan başvurunun Kadastro Kanunu’nun 41 inci maddesi kapsamında olmadığını, dava dilekçesi ile de parsel numaralarının değiştirilmesi talebinin ise mülkiyet değişikliğine yol açacağı değerlendirildiğinde davanın sadece kadastrodan önceki hukuki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, yine, çekişmeli 397 parsel sayılı taşınmazın, davacı …, 396 parsel sayılı taşınmaz ise davacı … ile diğer davacılar murisi … … adına tapuya tescil edilmiş olduğu, davalı … Müdürlüğünün çekişmeli taşınmazların tapu kayıt maliki olmadığını, bu nedenle davalı … aleyhindeki davanın, pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nin 355 inci maddesinin 1-son cümlesi uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle kabulü ile; Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2018/387 Esas, 2019/429 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK’nin (6100 Sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, her iki taşınmaz malikinin vekili olduğunu, yanlışlığın düzeltilmesinin tüm malikler tarafından istenildiğini, her iki tarafında çekişmeli bir durumunun ve menfaat çatışmasının olmadığını, Tapu Müdürlüğünün asli görevinin tapu düzenlemesi yapmak olduğunu, husumetin doğru yönlendirildiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yanlış olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun)

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.