YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12023
KARAR NO : 2023/523
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı … vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sonucu, Bingöl İli … . . çalışma alanında bulunan 103 ada 9 parsel sayılı 2.048,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarihli ve 42 sıra numaralı tahrir kaydına dayanılarak; 139 ada 17 parsel sayılı 10.314,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1936 tarihli ve 136 sıra numaralı tahrir kaydına dayanılarak, tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. 139 ada 17 parsel kamulaştırma sonucu 139 ada 43 parsel 1.141,82 metrekare yüzölçümü ile yol olarak ve 139 ada 44 parsel 9.172,82 metrekare yüzölçümü ile tarla olarak ifraz edilmiştir.
2. Davacı … vekili tapuda Hazine adına kayıtlı Merkez … Köyünde bulunan 103 ada 9 ve 139 ada 17 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazların Nisan 1921 tarihli ve 18, 20, 21, 28 ve 83 sıra numaralı tapu kayıtlarına ve müvekkili yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasına dayanarak taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemenin 26.02.2015 tarihli ve 2011/346 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kabulü ile 103 ada 9 ve 139 ada 17 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.10.2017 tarihli ve 2016/3566 Esas, 2017/8374 Karar sayılı kararıyla 139 ada 17 parselin kamulaştırma kapsamında kaldığı ve ifraz görerek yeni parsel numaraları oluştuğu belirtilerek; kamulaştırılan bölüm yönünden kamulaştırma kararı öncesinde kime ait olduğunun tespitine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken eski parsel numarası olan 139 ada 17 sayılı parselin tapu kaydının iptali şeklinde hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasının kabulüne, 103 parsel 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, kamulaştırma kapsamında kalan ve 139 ada 17 nolu parselin ifrazı sonucu oluşan 139 ada 43 nolu parselde yol niteliği ile kayıtlı bulunan taşınmazın kamulaştırma işlemi öncesi davacı … ait olduğunun tespitine, parselin tamamının kamulaştırma kapsamında kaldığı anlaşıldığından tapu iptali ile tescili hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 139 ada 17 nolu parselin ifrazı sonucu oluşan 139 ada 44 nolu parselde tarla vasfıyla kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili, çekişmeli taşınmazın davacıya ait olduğu yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğu iddiasıyla bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, aleyhlerine olan kararı kabul etmediklerini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 437 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 21 inci maddeleri
3. Değerlendirme
a. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden:
1. Mahkemece, keşfe jeodezi ve fotogrametri mühendisi götürülmediği gibi hükme dayanak orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların kadastro tespitinden öncesini gösterir hava fotoğrafları incelenmemiş, sadece 1957 tarihli memleket haritasının incelenmesiyle yetinilmiştir. Yine davacının dayandığı tapu kayıtları dosya arasına alınmamış, taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parseller araştırılarak dayanağı olan belgeler getirtilerek mahalline uygulanarak bilirkişi ve tanık beyanları ile denetlenmemiş, davaya konu taşınmazların kadastro sırasında dayanak vergi kayıtları değerlendirilmemiştir. Ayrıca ziraat bilirkişisinden taşınmazların evveliyatının ne olduğu ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü, tarımsal niteliği ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı hususlarında komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır.
2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece davacının dayandığı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleri, plan, harita ve krokileri, ifraz görmüş ise ifraz haritalarının ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritaları, kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgeler onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde dosya içine alınmalı; yine kadastro sırasında tespite dayanak olan vergi kayıtları dosya arasına alınmalı; dava konusu taşınmazların bulunduğu yeri gösterir en eski tarihlide dahil tüm memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamının ve varsa amenajman planı; çekişmeli taşınmazlar ve çevresini gösterir geniş çaplı krokisi dosya arasına alınarak taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları ve dayanakları olan tüm kayıt ve belgeler ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
3. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun), 4785 Sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 Sayılı Kanun) ve 5658 Sayılı Orman Kanununa Bazı Maddeler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Olan Kanuna Ek Kanun karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 Sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
4. Dava konusu taşınmazlara ait olduğu ileri sürülen tapu kayıtları ile dava konusu taşınmazlara kadastro sırasında uyduğu belirtilen dayanak vergi kayıtları mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritası uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kayıtlarının ya da vergi kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek kayıtlar mahalline uyuyor ise kayıtların kapsadığı taşınmazları sınırları ile birlikte gösterir teknik bilirkişiler tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, kayıt malikleri ile bu kayıtlara dayanan davacı arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, dosyada bulunan orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kayıtlarının 3116 Sayılı Kanun, 4785 Sayılı Kanun ve 5658 sayılı Kanunlar kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı sonucuna göre karar verilmelidir.
5. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından kullanıldığı taksime konu olup olmadığı, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmelidir.
6. 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 Sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, 5403 sayılı Kanun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
b. Davalı … vekilinin temyiz itirazları yönünden:
7. Mahkemece zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yukarıda değinildiği üzere yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamında sadece Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz dilekçesi değerlendirilmiş ve 139 ada 17 parsel yönünden bozma yapılmış, diğer dava konusu 103 ada 9 parsel yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve bu parsel yönünden onama ya da bozma kararı verilmediği gibi davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden de herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bozma kararında dosyanın esası hakkında bir inceleme yapılmadığından Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı öncelikle Hazinenin temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda C. 3. a nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğündenkabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2. Yukarıda C. 3. b. nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.