Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/8539 E. 2008/3107 K. 27.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8539
KARAR NO : 2008/3107
KARAR TARİHİ : 27.03.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de tebligat gideri olmadığından bu isteğin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 17.05.2002 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca davalının başka firmalara ait ürünleri satmama taahhüdü altına girdiğini, ancak davalının işyerinde başka firmalara ait ürünleri sattığının tespit edildiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin cezai şart ve davalıya yapılan mali yardım nedeni ile oluşan alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin yasaya aykırı olduğunu, ayrıca aktin 270 fıçı bira satımı ile sona erdiğini, sona eren sözleşme nedeni ile davacının bu taleplerde bulunamayacağını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalının davacı şirkete ait ürünleri satması gerekirken, davacının hiçbir ürünü satmadığı ve sözleşmeye aykırı davrandığı, ancak davalının sözleşme tarihinde tacir olmadığı nedeni ile BK. 161/son maddesi uyarınca cezai şarttan ½ oranında indirim yapılması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamından önce verilen 10.06.2005 tarihli kararda davalının 06.09.2002 tarihinden itibaren tacir olduğu kabul edilmiştir. Davalının sözleşmeye aykırı davrandığı 15.06.2004 tarihli tespit sırasında anlaşılmıştır. Bu durumda cezai şart alacağının istenebilir hale geldiği tarih itibari ile davalı tacir olduğundan TTK.24 maddesi uyarınca cezai şarttan indirim yapılamaz. Ne var ki, cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek derecede yüksek olduğunun belirlenmesi halinde indirime gidilebileceği gerek doktrinde, gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.