Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6241 E. 2023/770 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6241
KARAR NO : 2023/770
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanığın temyiz istemi yönünden; sanığın tefhim edilen hükmü bir haftalık yasal süreden sonra temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/91 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci madde uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 05.10.2018 tarihli sanığın, uyku halindeki katılanın cinsel organına dokunması ile bacaklarını okşaması katılanın uyanarak tepki vermesi şeklinde gerçekleşen eylemde doğal uyku halinin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunma kapsamına girmediği gözetilmeden temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca arttırılmasının bozmayı gerektirdiği görüşünü içerir Tebliğname ile dosya daireye gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, katılanın soyut beyanı dışında delil olmamasına, sanığın katılanın uyku halinde olduğunu bilmediği ve karşılık bulduğu inancıyla hareket ettiği savunmasına itibar edilmemesine, eylemin sarkıntılık olmasına, mahkumiyet için kesin delil bulunmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İddia, sanık savunması, katılanın anlatımı, kamera izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, … … Üniversitesinde (…) öğrenci olan katılanın 15.07.2012 tarihinde …’nün yurt bilgisayar laboratuvarına tek başına gittiği, internete girdiği ve bu sırada labaratuvarda uyuya kaldığı, sanığın da gece vakti katılanın bulunduğu laboratuvara geldiği, laboratuvarda katılandan başka kimsenin olmadığını ve katılanın uyuduğunu gören sanığın katılanın uyumasını da fırsat bilerek katılanın pantolonunun fermuarını açarak cinsel organını ve bacaklarını okşamaya başladığı, katılanın uyanması ve tepki vermesi üzerine sanığın eylemini sonlandırdığı ve bu şekilde sanığın, uyuması nedeniyle kendini beden ve ruh bakımından savunamayacak durumda bulunan katılana karşı cinsel saldırı suçunu işlediği kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanığa 30.05.2013 günü tebliğ edilen hükmü, sanığın 07.06.2013 havale tarihli dilekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanığın, laboratuvarda uyku halinde olan katılanın pantolonunun fermuarını açarak cinsel organını ve bacaklarını okşaması şeklinde gerçekleşen eyleminde, doğal uyku halinin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunma kapsamına girmediği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesi gereğince belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile artırılması; eylemin bahse konu ağırlaştırıcı halin uygulanmaması halinde 5237 sayılı Kanun’un 102 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kalması ve şikayete tabi olması nedeniyle katılan tarafından şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığı belirlenerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi hususları kanuna aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/91 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.