YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10784
KARAR NO : 2009/12022
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :10.06.2009
No :78-150
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı mallara karşılık faturalar düzenlediklerini, ancak davalının borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, 17.659.99 YTL alacağın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının fatura kestiği malların müvekkilince alınmadığını, sevk irsaliyesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkiline teslim edildiğinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 17.659.99 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle alım-satım akdine dayalı alacak iddiasının BK.nun 125.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabii olması nedeniyle davalının zamanaşımı savunmasının yerinde görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davalıya mal satıp bedelini alamadığını iddia etmiş, davalı ise davacıdan herhangi bir mal satın almadığını savunmuştur. Başka bir anlatımla akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacının davalıya mal satıp teslim ettiğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Davacı tarafından dosyaya birtakım irsaliyeler sunulmuşsa da, irsaliyeler altında teslim alan imzası mevcut değildir. Davacı delil olarak kendi ticari defterlerine dayanmış ve bu defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Her ne kadar bilirkişi sonuçta defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğunu bildirmiş ise de, raporun defterlerle ilgili açıklama bölümünde kapanış tasdikleri konusunda bir bilgiye yer verilmemiştir. Yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir. Mahkemece bu ilkeler gözetilerek delillerin değerlendirilmesi gerektiğinden davacıya varsa yazılı delil sunma olanağının tanınması ve tüm deliller eksiksiz toplandıktan sonra birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
../..
(2)
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.