YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3305
KARAR NO : 2023/279
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile arasında 19.09.2006 tarihli sözleşme ile ticari ilişkinin başladığını, devamında 02.07.2007 tarihli davalı şirkete fatura karşılığı satılan malzemelerin bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında tıbbi malzeme satımına ilişkin sözleşme akdedildiğini, anılan sözleşmenin 2 nci maddesi hükmü uyarınca kullanım süresi dolan stentlerin satıcı davacı firmaya iade edileceği ve bedelinin ödenmeyeceğini, davacı tarafından teslim edilen stentlerin bir kısmının teslim tarihinde son kullanma tarihinin geçtiğini, bir kısmının ise sonradan son kullanma süresinin dolduğunu, stentlerin iadesi amacıyla davacıya gönderildiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 08.03.2017 tarih ve 2014/1622 E., 2017/175 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2007/11070 E. sayılı takipte 23.650,00 TL asıl alacak, 372,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.022,33 TL’ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden ve hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmek suretiyle devamına, hüküm altına alınan 24.022,33 TL’nin %40’ı oranında 9.608,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerine temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih ve 2017/3097 E., 2019/1900 K. sayılı kararı ile “… Mahkemece alınan son raporun hükme dayanak yapılmaya elverişsiz olması nedeniyle 4. bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmasına karar verildikten sonra bir başka deyişle önceki raporların benimsenmemesinden sonra yeni bir rapor alınmasına karar verildikten sonra tekrar geriye dönüp daha önceden alınan raporlardan birisinin hükme dayanak yapılması usul ve yasaya aykırıdır. Son raporun benimsenmemesi halinde, mahkemece yapılacak iş yeniden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden önceki raporlardaki çelişkileri giderebilecek ve tarafların itirazlarını karşılayabilecek yeni bir rapor alarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibaret olmalıdır…” gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 04.09.2007 tarihli tutanakla iade edilen stendlerin, takibe dayanak olan 02.07.2007 tarihli ikinci faturaya ait olduğu, bu faturaya konu 133 adet stendin 124 adedinin davacıya iade edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 23.650,00 TL asıl alacak, 372,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.022,33 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, hükmolunan 24.022,33 TL’nin %40’ı üzerinden hesaplanan 9.608,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebi ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin yalnızca 21.08.2006 tarihli irsaliyeli fatura ile gönderilen 200 adet stente ilişkin olduğunu, sözleşmenin başkaca ticari ilişkiye uygulanamayacağını, daha önceki faturalara ilişkin de bir sözleşmenin yapılmadığını, ürünlerin iadesinin kabul edilemeyeceğini, takip dayanağının 02.07.2007 tarihli fatura olduğunu, ayıp ihbarının yapılmadığını, davalının tek taraflı olarak tuttuğu tutanakların dava konusu faturadaki ürünleri kapsamadığını, bilirkişi raporuyla faturadaki ürünlerin tutanaktaki ürünler olmadığının tespit edildiğini, davalı tarafından ürünlerin miadının dolduğunun ispatlanamadığını, ayrıca iade prosedürlerine uyulmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davalının tek taraflı olarak hazırladığı belgelere göre inceleme yapıldığını, bütünsel bir inceleme yapılmadığını, davalının satın alma tarihinden çok sonra ürünlerin tarihinin geçtiğini belirttiğini, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, ticari defterlerin birbirini doğruladığını ve buna göre davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşmenin konsinye satış sözleşmesi olduğunu ve buna göre miadı dolan ürünleri iade hakkının bulunduğunu, 200 adet stentin tesliminden sonra yapılan ürün satışlarına ilişkin de bu sözleşmenin uygulanmasının gerektiğini, davacının daha sonraki tarihlerde de miadı dolmuş ürünleri göndermeye devam ettiğini, iade faturasının usul ve yasaya uygun tanzim edildiğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu icra takibine dayanak 02.07.2007 tarihli fatura kapsamındaki malların son kullanma tarihleri geçmiş ürünler olup olmadığı, son kullanma tarihleri geçmiş ise davalı tarafından davacıya iade edilip edilmediği, davalı tarafından iadenin kanıtlanması hâlinde ise taraflar arasındaki hesaptan mahsubu gerekip gerekmediği ve ayrıca davalı tarafça düzenlenen 04.09.2007 tarihli tutanak kapsamındaki malların dava konusu icra takibine dayanak yapılan faturaya mı yoksa 21.08.2006 tarihli faturaya mı ilişkin olduğu noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye 99,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye 1.230,73 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.