Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/8156 E. 2023/185 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8156
KARAR NO : 2023/185
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/957 E., 2019/1147 K.
SUÇ : Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesi’nce sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durum bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarih 2017/243 E. 2019/133 sayılı Kararı ile sanık hakkında Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanun’un 85 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22 inci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.09.019 Tarih 2019/957 E. 2019/1147 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin 25.10.2019 tarihli gerekçeli temyiz istemi, suçta ve cezada kanunilik ilkesi gözetilmeksizin mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığın çalışma kayıtlarının Anayasal çalışma özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın Bank …daki hesabını çalıştığı üniversiteden maaş almak için açtırdığına, bu konudaki sanık savunmalarının herhangi bir çelişki içermediğine, sanığın … derneğine yardımının örgüte yardım kastıyla yapılmadığına ve mahkemenin buna ilişkin kabulünün hukukilikten uzak ve keyfi bir değerlendirme olduğuna, ceza sorumluluğunun şahsi olduğunu ve bir başkası tarafından işlenen suçlardan kişinin kendisinin sorumlu tutulamayacağına, sanığın hesabını açıldığı tarihte legal olan yapılarla temasının suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği sonradan sanık aleyhine delil kabul edilemeyeceğine, delillerin değerlendirilmesinde objektiviteden uzaklaşıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Organize Suçlar Bürosunun 03.10.2017 tarih, 2017/48846 Soruşturma, 2017/11914 Esas ve 2017/2177 iddianame numarası ile: Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddia edilerek, 3713 sayılı TMK’nın 7/1 maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK’nın 5/1-2 nci 5237 sayılı TCK’nın 63, 53, 54, 55. 58/9 uncu maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın tivibu ve digitürk aboneliğinin bulunmadığı, münhasıran örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını kullanmadığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut SGK kayıtlarının incelenmesinde sanığın yapı ile irtibatlı ve iltisaklı … Üniversitesi’nde ve … Üniversitesi’nde görev yaptığı anlaşılmıştır.
Sanıktan el konulan dijital materyallerin incelenmesi sonucu Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliğince düzenlenen 13.10.2018 tarihli inceleme ve içerik raporuna göre soruşturma konusu ile alakalı olarak bylock, eagle, coverme, coco ve Kakao Talk gibi uygulamalara ait herhangi bir veriye veya kalıntıya rastlanılmadığı ancak Samsung marka SM-T310 model … seri numaralı tablet bilgisayarın incelenmesinde belgeler, çerezler, web geçmişi ve kullanıcı sözlüğü bölümünde “herkul.org, fgulen.com, zaman.com.tr, bankasya.com.tr, Bamteli Bu hafta, … Hocaefendi’nin sohbetleri, … Web Sitesi – İlahi İnayet ve Devamı, hocaefendi, bamteli” gibi sitelere giriş yapıldığı, videolar bölümünde ise örgüt liderine ait sohbet adı altındaki örgütsel videoların bulunduğu tespit edilmiştir.
Sanık …’ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün en önemli finans kaynağını oluşturan ve bu nedenle el konularak TMSF’ye devredilen Bank … isimli bankada hesabının olduğu dikkate alınarak sanığın örgüt lideri …’in bankanın kurtarılması talimatından sonra Bankanın kurtarılması amacıyla para yatırıp yatırmadığını ortaya koymak amacıyla Bank … hesap hareketlerine dair bilirkişi raporu alınmıştır. Sanığın banka hesabına ilişkin aldırılan 23.08.2018 tarihli 21 sayfadan ibaret bilirkişi raporunun incelenmesinde, sanığın … şubesi 1 nolu cari hesabın 22.10.2009’da açıldığı ve 16.03.2015’de kapatıldığı, Ankara … şubesi 3 nolu cari hesabın 06.10.2011’de açıldığı ve 16.03.2015’de kapatıldığı anlaşılmıştır. Sanığın Ankara … şubesi 4 nolu katılım hesabının örgüt lideri …’in “Bank …ya para yatırın” talimatından sonraki dönem olan 17.02.2014 tarihinde 19.750,00 TL yatırarak katılım hesabı açtırdığı, 04.04.2014 tarihinde 112.66 gram altın karşılığı olmak üzere 10.007,90 TL para yatırdığı, 24.07.2014 tarihinde 8.000 TL para yatırmak suretiyle örgüt liderinin Bank …’nın kurtarılması yönündeki talimatından sonra, talimat doğrultusunda bankaya para yatırarak örgüte maddi destek sağladığı anlaşılmış, mahkememizin vicdani kanaati de bu yönde oluşmuştur. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/3801 Esas ve 2018/3506 sayılı ilamı ile de örgüt lideri …’in Bank Asyaya para yatırın şeklinde 3 adet talimatı olduğu, bu talimatlardan birinci talimatın 2014 yılı Ocak ayı, ikinci talimatın 2014 yılı Eylül ayı ve son talimatın 2015 yılı Şubat ayında olduğu belirtilmiştir.
Yine sanığa ait Bank … hesap hareketlerinin incelenmesinde sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olması nedeniyle kapatılan … Derneğine 30.10.2013 ve 13.01.2014 tarihlerinde toplam 1125,00 TL tutarında bağış adı altında havale yaptığı kayıtlardan anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık … hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davası açılmış ise de; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı kurumlarda SGK kaydı olan, … Derneğine maddi yardımda bulunan, dijital inceleme raporuna göre örgüte müzahir sitelere erişim sağlayan ve terör örgütü lideri …’e ait videoları izlediğine ve takip ettiğine dair veri kalıntılarının tespit edilen ve örgüt liderinin Bank …nın kurtarılması yönündeki talimatından sonra talimat doğrultusunda hareket ederek bankaya para yatıran sanığın bu şekildeki eylemleri, sanığın örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde süreklilik, çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturmadığı, ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesinin para yatırma faaliyetlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığının, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerin yardım suçunu oluşturacağının belirtildiği 20.12.2017 tarih ve 2017/1862 Esas -2017/5796 sayılı ilamı dikkate alındığında sanığın eyleminin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
d) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Talimat dönemiyle uyumlu Şubat 2014 tarihli katılım hesabı ve bankacılık işlemlerini kendisinin yapmadığına, banka tarafından ya da internet bankacılığı yoluyla eşi tarafından yapılmış olabileceğine ilişkin savunmasının denetlenmesi ve suç kastının şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konmasını teminen, suç oluşturduğu kabul edilen işlem evrakının ilgili kurumdan istenerek incelenmesi ile sanığın eşinin tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
e) Bölge adliye mahkemesi karar başlığında 24.07.2014 olan suç tarihinin “24.07.2016” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.09.2019 Tarih 2019/957 E. 2019/1147 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası a bendi uyarınca Konya 2.
Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verilmiştir.