Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2605 E. 2023/2961 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2605
KARAR NO : 2023/2961
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/834 E., 2022/1817 K.
DAVACILAR : … mirasçılar; 1-…
2-… vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ : 08.09.2016
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin resen tarım bağkur kapsamına alındığını, prim borcunu öderse yaşlılık aylığına hak kazanacağının yazılı olarak bildirildiğini, 26.06.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak davalı Kurum’un davacının dosyasını inceleyerek prim ve tevkifatların usulsüz olarak sigortalı hesaplarına aktarıldığını bildirerek yaşlılık aylığını iptal ettiğini, yaptıkları itirazların reddedildiğini, kurum memurunun hatalı işleminden müteveffanın sorumlu tutulamayacağını, işlemin doğruluğu kabul edilecekse bile faizden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, tarım bağkur sigortalısı olarak almakta olduğu yaşlılık aylığının durdurulma işleminin iptali ile durdurma tarihinden itibaren birikmiş aylıklarının işleyecek faiziyle birlikte ödenmesi ve kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müfettiş incelemesi sonucu davacının sigortalı hesaplarına aktarılan usulsüz ödemelerin sigortalı hesabından çıkarıldığını belirterek, aylığının kesildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2021 tarihli ve 2020/164 E., 2021/870 K., sayılı kararıyla; davacıların murisi Müteveffa …’in tarım bağkur sigortalısı olarak aldığı aylığın durdurulması işleminin iptali ile, ödenmeyen yaşlılık aylığı tutarlarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müteveffanın mirasçıları olan davacılara miras hisseleri oranında ödenmesine, davacıların mirasçısı müteveffa …’in tarım bağkur sigortalısı olarak almış olduğu yaşlılık aylığının durdurulması nedeniyle davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/2235 E., 2021/2097 K., sayılı kararıyla; davalı kurumun 22.09.2021 tarihli müzekkere cevabından davacılar murisi müteveffa …’in yaşlılık aylığı talep tarihi itibariyle prim borcu bulunmadığı, kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulü yönündeki karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce; “Kurum cevabi yazısında belirtilen 26/06/2000 tarihinde davacının 867 TL prim ödemesinin, kurum kayıtlarında görünmesi neticesinde hayali yüklemeyi karşılayıp karşılamadığı yani bu işlem ile tahsis koşullarını sağlayıp sağlamadığı araştırılmaksızın, Kurumun bu husustaki net olmayan ifadeler ile mahkemenin ilk verdiği ve Bölge Adliye Mahkemesinde eksik inceleme nedeniyle kaldırılarak mahkemesine gönderilen 2016/652 esas 2016/685 kararı doğrultusunda bağlanan ölüm aylığı halen devam etmektedir şeklindeki yazısına göre davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.Mahkemece yapılacak iş, Kurumca yüklemesi yapılan 26/06/2000 tarihli prim ödemesi ile birlikte davacının tahsis koşullarının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalı kurumun 29/11/2022 tarihli müzekkere cevabından davacılar murisi müteveffa …’in yaşlılık aylığı talep tarihi itibariyle prim borcu bulunmadığı ve emeklilik koşullarını sağladığı anlaşıldığından” davanın kabulü ile, davacıların murisi müteveffa …’in tarım bağkur sigortalısı olarak aldığı aylığın durdurulması işleminin iptali ödenmeyen yaşlılık aylığı tutarlarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müteveffanın mirasçıları olan davacılara miras hisseleri oranında ödenmesine, davacıların mirasçısı müteveffa …’in tarım bağkur sigortalısı olarak almış olduğu yaşlılık aylığının durdurulması nedeniyle davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına, kesilen aylıklarının faiziyle iadesine ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Kurum cevap yazısına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.