Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/7689 E. 2023/1475 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7689
KARAR NO : 2023/1475
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/210 Esas, 2015/657 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.10.2020 tarihli ve 2016/39092 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Sanıkların suçu işlediğinin sabit olduğuna,

2.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3.Diğer temyiz sebeplerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Her iki sanığın arkadaş olup, suç tarihinde sanık …’in kullandığı araçla giderlerken … ilçesi … köyü sınırları içerisinde bulunan 1. derece arkeolojik sit alanı olan … kentinden geçerken kaya mezarlarını görünce inceleme yapmaya başladıkları, ihbar üzerine yakalandıkları, araçta yapılan aramada L şeklinde demir … ve işaretlerin sırrı adlı kitap ele geçirildiği, sanıkların savunmalarına baktığımızda meraktan incelerken jandarma görevlilerinin kendilerini yakaladıklarını söyledikleri, yerin sit alanı olduğu konusunda dosya içerisinde belgeler olduğu, sanıkların aracında ele geçirilen L şeklindeki … üzerinde bilirkişi raporu alındığı ve bilirkişi verdiği raporda bu çubuğun … arasında define aramakta kullanıldığını ancak bilimsel bir geçerliliği olmadığını, tabiri caizse deli saçmasından öteye gitmeyeceği şeklinde rapor verildiği, böylece tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların define aramak amacıyla orada bulunduklarına dair hiçbir delil olmadığı, salt L şeklindeki çubuğun define arama çubuğu olmadığı, bilimsel bir yönünün bulunmadığı, sadece sit alanında bulunmalarının suç oluşturmadığı, savunmaları aksine herhangi bir delil elde edilemediği gerekçesiyle, sanıkların beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

2. Sanık … savunmasında; “Biz diğer sanıkla arkadaşız, olay günü Eğirdir’e işe gidiyorduk, yolda giderken bir kaya dikkatimizi çekti, merak ettik, indik baktık, daha sonra tekrar araca bindik, giderken Jandarma bizi yakaladı, kesinlikle define veya başka birşey aramadık, suçlamayı kabul etmiyorum.” demiştir.

3. Sanık … savunmasında; “Diğer sanık benim arkadaşımdır, anlattıkları doğrudur, ele geçirilen çubuklar ise su bulmak için kullanılan bir çubuklardır, ele geçirilen kitap ise yıllar önce …’dan almıştım, arabada kalmıştı, araba benimdir, ancak kesinlikle define veya başka birşey aramıyorduk.” demiştir.

4. Mahkemece, araçta ele geçirilen iki adet metal … üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi raporunda; L şeklinde, 50 cm uzunluğundaki pirinç çubuklar ile yer altında herhangi bir nesneyi bulma şeklinde bir yöntemin jeofizik biliminde kullanılan yöntemler arasında yer almadığı, böyle bir yöntemin herhangi bir bilimsel dayanağının olmadığı, bu tip malzemelerin define meraklılarının zaafından yararlanarak satıldığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Olay günü I. derece sit alanı olan … Kent bekçisinin kolluğu arayarak antik kent yolu üzerinde 32 YU 133 plakalı mavi renkli bir otomobilin bulunduğu, kaya mezarlarının üzerinde iki kişinin mezarlıkları incelediği yönündeki ihbarı üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal sırasında ihbara konu araçla karşılaşıldığı, sanıkların … içerisinde olduğu, aracın bagajında 2 adet metal … ve “işaretlerin sırrı” isimli kitap ele geçirildiği, sanıkların savunmalarında suçlamayı kabul etmedikleri, olay günü yolda giderken kayanın dikkatlerini çektiğini, bu nedenle inip baktıklarını, define aramadıklarını beyan ettikleri, mahkemece, araçta ele geçirilen iki adet metal … üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda; L şeklinde, 50 cm uzunluğundaki pirinç çubuklar ile yer altında herhangi bir nesneyi bulma şeklinde bir yöntemin jeofizik biliminde kullanılan yöntemler arasında yer almadığı, böyle bir yöntemin herhangi bir bilimsel dayanağının olmadığı, bu tip malzemelerin define meraklılarının zaafından yararlanarak satıldığının belirtildiği, ihbar eden …’ın da kollukta, şahısların araçtan inerek mezarlara bakıp incelediklerini beyan ettiği, ceza hukukunda gerçekleştirilen eylemden dolayı failin sorumlu tutulabilmesi için işlemeyi kastettiği suçun icrai hareketlerine elverişli vasıtalar ile başlamış olmasının gerektiği, somut durumda, sanıklar tarafından yakalandıkları esnada, üzerlerine atılı suçun icrasına elverişli nitelikte eylemde bulunulmamış olduğu anlaşılan dosya kapsamında; mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/210 Esas, 2015/657 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.