Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2005/11982 E. 2006/7517 K. 10.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11982
KARAR NO : 2006/7517
KARAR TARİHİ : 10.07.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı …Av. … ile davalılardan … Bankası TAO vek.Av. … ile diğer davalı … vd. vek.Av. … ’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri şirketler ile davalı … arasındaki kömür alışverişi nedeniyle doğan borç ve diğer davalılar … ve Vakıf Finansal A.Ş den kullanılan kredi borçlarının tasfiyesi için 25.10.1995 tarihli protokol yapıldığı, anılan protokole göre, “…” adlı bir şirketin kurularak protokol koşullarının yerine getirilmesi ile müvekkili şirketin alacaklı şirketlere olan tüm borçlarını ödemeyi yeni kurulan “…” adlı şirketin üstlendiğini, müvekkili şirketlerin edimini yerine getirdiğini ve borcun naklinin gerçekleştiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tesbitini, protokol gereği davalılara devredilen “Jumo SA” adlı şirketin %5 hissesinin müvekkillerinden ….’a devrini talep ve dava etmiştir.
Davalı … savunmasında, davacı şirketlerin kullandıkları krediler nedeniyle bankaya dava tarihi itibariyle 3.703.655.265.291.TL. borçlu olduklarını 25.10.1995 ve bunu yürürlükten kaldıran 1.12.1995 tarihli protokollere göre borcun naklinin söz konusu olmadığını, iki yıl içinde borç tasfiye edilmediği için hisse devrinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalılar …-…-Vakıf Finansal A.Ş. savunmalarında, 25.10.1999 ve bunu yürürlükten kaldıran 1.12.1995 tarihli protokollere göre borcun tasfiye şeklinin kararlaştırıldığını, borcun naklinin söz konusu olmadığını, borç miktarının dava tarihi itibariyle 20.000.000.USD yi geçtiğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece taraflar arasında düzenlenen protokollerle borcun naklinin amaçlandığı mevcut borcun tasfiye şeklinin belirlendiği ancak davacıların bu tasfiyeye ilişkin koşulları yerine getirmedikleri ve borcun ödendiğini kanıtlayamadıkları, ayrıca eda davası açılacak hallerde tesbit davası açılamayacağı, dava dışı “…,” adlı şirketin hisselerinin geriye devrine ilişkin şartların yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakimin reddi talebi hüküm (nihai karar) verilinceye kadar yapılabilir, ondan sonra yapılacak red talepleri dinlenemez.
Ayrıca hakkında red sebebi bulunan bir hakimin taraflarca reddi istenmemiş ve hakim de (kendini reddetmeyip) hüküm vermiş ise bu hüküm hakim hakkında red sebebi mevcut olduğu gerekçesiyle bozulamaz. (Baki Kuru H.MU 6.baskı Cilt.1 Sh. 100-101)
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların yerel mahkeme heyetini reddi istemlerinin reddine;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davanın dayanağını teşkil eden protokollerin borç tasfiye protokolleri olup borcun naklini içermemesine ve borcunda tasfiye edilerek ödendiğinin kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır buluna davalılar yararına takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, fazla ödenen peşin harcın istek halinde iadesine, 10.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.