Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2005/11532 E. 2006/5482 K. 24.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11532
KARAR NO : 2006/5482
KARAR TARİHİ : 24.05.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın … Şubesi ile dava dışı asıl borçlu … Tarım Alet ve Mak.Paz.İth.İhr.Ltd.Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde müvekkilinin kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, sözleşmelere istinaden 1.000.000.000.TL kredi kullandırıldığını, sorumluluklarının kefalet limiti ile sınırlı olduğunu, ihtarname keşide edilmeden ve temerrüde düşmeden başlatılan icra takibinde istenen %375 temerrüt faizinin fahiş olduğunu belirterek, 1.000.000.000.TL ve fer’ileri dışında borçtan sorumlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiğini, kefillerin kendi temerrüdlerinden sorumlu olduklarını, talep edilen faiz oranının sözleşmeye ve yasalara uygun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı borçlu kefil hakkındaki icra takibinin itiraz edilmeden kesinleştiği ve derdest olduğu icra takibinde talep edilen alacak miktarının kefalet limiti sınırları içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine imkan verecek nitelikte değildir.
Bu durumda mahkemece, davalı bankadan dava konusu kredi ilişkisine dayalı tüm belge ve bilgilerin dosya içerisine celbi sağlanarak, gerekli görüldüğü takdirde talimat yoluyla konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan, Yargıtay denetimine imkan verecek ve davacı kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sınırlı olduğu gözetilerek düzenlenecek rapor alınmak suretiyle varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.