Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/2382 E. 2006/5448 K. 23.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2382
KARAR NO : 2006/5448
KARAR TARİHİ : 23.05.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, keşidecisi davalı olan 5.5.1999 tarihli 2.750.000.000.TL. bedelli hamiline yazılı çekin, borcundan dolayı dava dışı … Tic.Ltd.Şti. tarafından müvekkili bankaya verildiğini, süresi içinde yetkili bankaya çekin ibraz edilmediğini alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı bankaya borcu olmadığını, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın TTK.’nun 730/14 bendi yollaması karşısında aynı yasanın 644 maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası olduğu, davalının çek altındaki imzayı inkar etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne icra dosyasındaki 2.750.000.000.TL. asıl alacağa takip tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın alacak davası mahiyetine bürünmesi nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava zamanaşımına uğramış olması nedeniyle kambiyo senedi niteliğini yitiren çeke dayalı icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından uyuşmazlığın TTK. 730/14.maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken 644.maddesinde düzenlenmiş olan sebepsiz iktisap hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği yolundaki yerel mahkeme gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalı cevap dilekçesinde 2 yıl aradan sonra takibe girişildiğini belirterek zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece öncelikle davalının zamanaşımı def’i üzerinde durulup tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer ve davacının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine,23.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.