YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8808
KARAR NO : 2008/5633
KARAR TARİHİ : 23.05.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali-ıslah ile alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av… ile davalı şirket müdürü M…’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalının temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, faturaya dayalı olarak yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davası iken 27.04.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile cari hesaptan kaynaklanan alacak talebine çevrilmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu edilen fatura bedellerinin ödendiğini, borçları bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu takibe dayanak fatura bedellerinin ödendiği, ancak davacının 27.04.2004 tarihli dilekçe ile davayı ıslah ederek cari hesaptan doğan alacak istemine çevirdiğini, davacının cari hesap ekstrelerine göre davanın 80.645.-USD.alacaklı olduğunun anlaşıldığını, bu alacağa ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğinden, 80.645.-USD.nın 27.04.2004 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık döviz mevduatına uygulanan USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekili de katılma yolu ile faizin başlangıç tarihi yönünden düzelterek onama isteminde bulunmuştur.
1-Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde verdiği cevap ile birlikte faizin başlangıç tarihi yönünden düzelterek onama talep etmiş ise de, temyiz harcı yatırılmadığı gibi dilekçenin temyiz defterine de kaydedilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafından açılan itirazın iptali davası 27.04.2004 tarihli dilekçe ile tamamen ıslah edilerek cari hesaptan kaynaklanan 80.645.-USD. cari hesap alacağının 12.07.2002 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili talebine dönüştürülmüştür.
TTK.nun 87/2. maddesi hükmüne göre cari hesap sözleşmesi yazılı olmadıkça geçerli olmaz. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin varlığı iddia ve ispat edilmediğinden davacının davaya konu ettiği alacağını doğuran ticari ilişkiyi ve dolayısı ile satımı kanıtlaması gerekir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacıya alacağını doğuran ithalat ihracat ilişkisinden doğan alım satımı açıklaması, delillerini ibraz etmesi için süre verilerek ithalat ödemeleri ile ilgili banka ve resmi kayıtlar da celp edilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davacının mücerret ticari kayıt örneklerine göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan davacının itirazının iptali davasında 87.245.-USD. yönelik itirazın iptalini talep ettiği halde ıslah yolu ile 80.645.-USD. alacağın tahsilini istediği, dolayısı ile 6.600.-USD.lık talebinden feragat ettiğinin gözetilmemiş olması da kabul şekli itibari ile isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.