YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/396
KARAR NO : 2009/9777
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin 3167 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca muhatap bankanın sorumluluğu uyarınca karşılıksız kalan (9) çek nedeni ile davalı banka aleyhinde takibe geçtiğini, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın 3167 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca sorumluluğunun oluşmadığını, çeklerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 3167 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca, süresinde ibraz edilip karşılıksız çıkan her çek yaprağından dolayı muhatap bankanın yasada öngörülen miktarlarda sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının tazminat isteğinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanununun 4.maddesinde 4814 sayılı Kanun ile 26.02.2003 tarihinde yapılan değişiklikle çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10.maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu 10.maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamiline verileceği, çek hamilinin bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyeceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği mahkemece veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği hükme bağlanmıştır.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde çek asıllarının bankaya bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı bankanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10. 2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
-KARŞI OY YAZISI-
Dava, 3167 sayılı Çek Ödemelerinin Düzenlenmesi ve çek Hamillerinin Korunması hakkında Kanun 10. maddesine dayanarak istenen tazminata ilişkin takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Olayda TMK.nun 6 ve halin olağan akışına göre davacının kanundan doğan tazminat için başvurmadığı veya başvurup da tazminat istemekten vazgeçtiğini ispat yükü davalı bankadadır. Davalı banka bu hususu ispat etmediği gibi , takip aşamasında veya duruşmada çek aslının kendisine verilmesi karşılığı ödemede bulunacağını ileri sürmemiştir.
Mahkemenin 5411 sayılı Yasanın Geçici 13. maddesi aracılığı ile 138. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına karar vermemiş olması da yerinde olduğundan yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyiz ,bu bakımdan saygın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyoruz.