YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17677
KARAR NO : 2022/15066
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine dair verilen karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 16/04/2021 tarih 2021/İHK-10736 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin davacı yayaya çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.850,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 1.050,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın usulden reddine karar verilmiş, anılan karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davacının itirazının reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (28/03/2019) itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/12/2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 10 olarak belirlenmiştir. Söz konusu raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğin ekindeki cetvellerde belirtilen hükümlere göre tanzim edilmiş olması doğru olmuştur.
Ne var ki; raporun davacının güncel muayenesi yapılmaksızın, davacının Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinin Ortopedi Ve Travmatoloji Bölümünde 25/08/2020 tarihinde yapılan muayenesine göre tanzim edildiği anlaşılmış olup, bu nedenle rapor hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davacının tahkim başvurusundan önce Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tanzim edilmiş bir maluliyet raporu ile davalıya başvuru yapmadığı gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; dosyadaki 14/12/2020 tarihli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunun davacı bizzat muayene edilmeksizin tanzim edildiği, söz konusu raporun usule uygun olmadığı, davacının usulüne uygun bir sağlık raporu ile tahkim öncesinde davalıya başvuru yapmadığı, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin dava şartı eksikliği nedeniyle davacının başvurusunun usulden reddine ilişkin kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK’nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK’nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik tamamlanabilir.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, dosyadaki rapor da irdelenmek ve davacının muayenesi yapılmak suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen kararına ilişkin itirazının reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/11/2022 tarihinde Üye … ve Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.