YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4662
KARAR NO : 2008/9865
KARAR TARİHİ : 21.10.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … ve Kredi Bankası A.Ş. ile … … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, icra takibine konu edilen çekin müvekkili kooperatifin eski başkanı … Yüksel tarafından yönetim kurulu üyesi … …’ in de imzası taklit edilerek davalı … … adına keşide ettiğini, bu kişinin de çeki davalı bankaya borçları nedeniyle verdiğini, icra takibi sırasında bankadan alacağı davalı … … …’ ün temlik aldığını, çekteki imzanın sahte olduğunu … sürerek müvekkili kooperatifin borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, iyiniyetli müvekkiline karşı bu iddiaların … sürülemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Diğer davalılar duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece ceza davasında alınan Jandarma Genel Komutanlığı Bölge Kriminal Laboratuar Şube Müdürlüğünün 30.07.2001 tarihli raporu hükme esas alınmış ve imzanın … …’e ait olmadığı anlaşıldığından sahtelik iddiasının üçüncü kişilere karşı da … sürülebileceği gerekçeleri ile davacının çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili ile davalı … … … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ceza tahkikatı sırasında alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur, ancak ceza davasının halen derdest olduğu yapılan incelemeden anlaşılmıştır. Davalılar da imzanın davacı kooperatif yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda değildir. Başka bir ifade ile senetteki imzanın davacı yetkilisine ait olmadığı yönünde kabulleri yoktur. Hal böyle olunca, mahkemece BK’ nun 53.maddesi hükmü gözetilerek ceza davasının sonucunun beklenmesi ya da imza incelemesi yönünden yeniden bilirkişi raporu alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.