Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/4500 E. 2022/11344 K. 03.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4500
KARAR NO : 2022/11344
KARAR TARİHİ : 03.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 09/08/2019 tarih 2019/İHK-9794 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı nezdinde … poliçesi olan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 150.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 150.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 26/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.” hükmüne, yine aynı Kanunun 109/2 maddesinde ise, “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir. (HGK’nın 10/10/2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK’nın 16/04/2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları)
Somut olayda, trafik kazası 22/07/2010 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından iş bu tahkim başvurusu 13/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesiyle süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup, bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’da öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu hale göre tahkime başvuru tarihi olan 13/11/2018 tarihinde 2918 sayılı Kanunun 109/2. maddesinde belirtilen ceza zamanaşımı süresi dolmuştur.
Bazı hallerde, zararın öğrenilmesi, onun kapsamının değil, varlığının öğrenilmesi anlamındadır, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi, zararın öğrenilmiş sayılması için yeterlidir. Buna karşılık ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık “gelişen durum” ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır. (HGK, 15/11/2000 gün ve: 2000/21-1609 K: 2000/1699, 4.HD 13/05/1980 gün ve 1980/3493-6206 sayılı; 26/01/1987 gün, 1986/7532 esas, 1987/485 karar sayılı kararı)
Davacının maluliyetine ilişkin İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 20/02/2019 tarihli raporda davacının sürekli işgöremezlik oranının % 9,3 olduğu, iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 180 gün olduğu belirtilmiş, raporda bu tarihe kadar süregelen tedavi gördüğüne ve bedensel zararın bu tarihe kadar gelişim gösterdiğine dair bir bilgiye rastlanılmamıştır.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince davacının maluliyetinin tespit edildiği rapor tarihine kadar gelişen bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin süresindeki zamanaşımı def’i dikkate alınarak 2918 sayılı Kanunun 109/2. maddesinde belirtilen ceza zamanaşımı dolduğundan başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.