YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17819
KARAR NO : 2022/14256
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 21/04/2021 tarih 2021/İHK-9419 sayılı davalının itirazının reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacının % 8 malul kaldığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.600,00 TL sürekli maluliyet tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL adli rapor ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının usule uygun başvuru yapmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, davacıya 12.614,48 TL ödeme yapıldığını, hesaplama yapılacak ise ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınmasını gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 42.635,42 TL tazminatın 25/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.
Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. KTK’nun 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır.
Somut olayda davalı, kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigorta şirketidir. Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı dosya içinde mevcut olup davalıya sigortalı sürücüye %100 kusur verilmiştir. Davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını iddia etmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti ise verdiği kararda, davalıya sigortalı aracın %100 oranında kusurlu olduğunu kabul etmiştir. İtiraz Hakem Heyeti ise davalının kusur oranına yaptığı itirazı, davalının, davacıya yaptığı ödemede %100 kusur oranını esas aldığı, davalının kusur durumunu kabul ettiği, dosya içinde kusur durumunun değişebileceğini gösterir delil olmadığı gerekçesi ile reddetmiştir. Ancak eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, savcılık dosyasındaki belgeler, ifadeler irdelenerek davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi ve davalı vekilinin kusur oranı ile ilgili itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yazılı olduğu biçimde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacının talep edebileceği tazminatın hesaplandığı ve hakem heyeti kararına esas alınan 10/01/2021 tarihli aktüer raporunda davacının %8 oranında sürekli maluliyeti ile 4 ay geçici iş göremezlik süresi olduğu belirtilerek 28/03/2018-25/07/2018 tarihleri arasındaki süre için 7.724,09 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından geçici iş göremezlik tazminatı kabul edilmiş, İtiraz Hakem Heyeti ise aktüerya raporuna yapılan itirazı reddetmiştir. Sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamasının geçici iş göremezlik süresinin bittiği günden itibaren yapılması gerekirken, 4 aylık geçici iş göremezlik süresinin mükerer olarak sürekli iş göremezlik tazminatı içinde hesaplanması hatalı olup kaza tarihinden itibaren 4 aylık geçici iş göremezlik süresinin yapılacak hesaplamada bilinen döneme dahil edilmeden hesaplama yapılması, bunun için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar korunarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Dosya kapsamından, Uyuşmazlık Hakem Heyetince rapor ücretinin de asıl alacak kalemi gibi hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin tazminat gibi hüküm altına alınması doğru olmayıp yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekir.
5-Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, 42.635,42 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 6.342,60 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin, vekalet ücretine yönelik itirazlarının da reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.