YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11010
KARAR NO : 2009/11254
KARAR TARİHİ : 25.11.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının işyeri elektrik abonesi olduğunu, müvekkilinin işyerinde yapılan kontrol sonucu sayacın arızalı olduğu gerekçesiyle elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini, sayacın normal şekilde çalıştığını ileri sürerek müvekkilinin 7.912.08.-YTL.bedelli faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerinde yapılan kontrolde davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, davacının menfi tespit davasını açtıktan sonra 25.05.2009 tarihinde bizzat başvurarak toplam borç miktarı olan 9.300.00.-TL.yi taksitler halinde ödeme talebinde bulunduğunu, müvekkilinin kabulü sonucu borcun taksitlendirildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı vekilinin delil olarak sunduğu “Taksit Talep Formu” başlıklı 25.05.2009 tarihli belgede davacının taksitlendirme talebi için davalıya başvurduğu gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
T.C.Anayasası’nın 141/3.maddesi uyarınca bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı hususu öngörülmüştür. HUMK.nun 388/3.maddesinde ise mahkeme kararlarının “iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, red ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakılarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep”i de kapsaması gerektiği bildirilmiştir.
Temyize konu yerel mahkeme kararı Yargıtay denetimine imkan tanıyacak yeterlilikte gerekçe içeremediğinden yukarıda anılan kurallara aykırılık taşımaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.