YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14796
KARAR NO : 2023/576
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.12.2008 tarihli ve 2008/175667 Soruşturma, 2008/55396 Esas, 2008/34039 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 35, 151/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2009 tarihli ve 2009/72 Esas 2009/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143 ve 35. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2009 tarihli ve 2009/72 Esas 2009/407 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.04.2014 tarihli ve 2012/3700 Esas, 2014/8913 Karar sayılı ilâmıyla; Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın 17/02/2009 tarihli oturumda “Yakınanın adresine gittiğini, fakat ulaşamadığı için zararı karşılayamadığını” beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle yakınanın gerçek zararının tespiti yapılarak ödeme yapabilmesi için sanığa makul bir süre verilmesi, yakınana ulaşılmadığı takdirde paranın bir yere depo ettirilerek sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmemesi,
2) Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hapis cezası ile hükümlülüğüne karar verilen sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. ve 3. fıkralarında gösterilen sürelerde yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçeleriyle bozulmasına, karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/377 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 35, 168/2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/377 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13.11.2018 tarihli ve 2016/11056 Esas, 2018/13277 Karar sayılı ilâmıyla; sanık hakkında bozmadan önce mala zarar verme suçundan kurulan hüküm bozulduğu halde, bozmadan sonra bu suçtan dolayı karar verilmediği belirlenmiş olup, zamanaşımı içerisinde bu suçtan karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Hüküm tarihinde aynı yer yargı çevresi olan … 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulma istemi bulunmadığı halde, yokluğunda yapılan yargılama ile mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılıp savunma hakkının kısıtlanması, gerekçesiyle bozulmasına, karar verilmiştir.
6. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2018/871 Esas, 2022/1334 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 35, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, devamında sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek neticede 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.11.2022 tarihli ve 2022/138759 numaralı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; kararın yasa ve usule aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihi olan 21.11.2008 tarihinde saat 01.00 sıralarında sanığın mağdurun minibüsünün camını kırarak teyibini söktüğü ve henüz oradan ayrılmadan, kolluk görevlilerince yakalandığı ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmış, sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği belirlenmiştir.
2. Kolluk güçlerince tanzim olunan ve dosya içerisinde yer alan, Olay-Yakalama-Görgü Tespit- Üst Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağında, aracın ön kapı cam kısmının kırılmış olduğu, ön konsoldaki teyp yerinin boş, teyp kablolarının koparılmış olduğu, teybin araç içinde oturan sanığın sağ ön koltuk sol kısmında paspas üzerinde bulunduğunun görüldüğü, belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 63. maddesiyle, 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesindeki artırım oranının ”üçte birine kadar” yerine “yarı oranında” şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında, aynı Kanun’un 7/2. maddesinde düzenlenen ”suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki hüküm de göz önüne alındığında; sanık hakkında hırsızlık suçundan belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesine göre en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yarı oranında artırım yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanık hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/377 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçu yönünden hükmolunan netice cezanın, 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlendiği, mezkûr hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2016/11056 Esas, 2018/13277 Karar sayılı kararıyla sanık hakkındaki hükmün, bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir. Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında tayin olunan 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasının, dava dosyası yönünden temyiz hükümleri yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın sonuç olarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2018/871 Esas, 2022/1334 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.