Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1826 E. 2023/2565 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1826
KARAR NO : 2023/2565
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/927 E., 2022/1907 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
İHBAR OLUNAN : …San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 14.09.2017
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/268 E., 2021/26 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; davacının davalı iş yerinde Cezayir’de inşaat projesinde elektrik ustası olarak 10.12.2015-02.06.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini, primlerin işverence ödenmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; …firmasının Cezayirdeki inşaatında elektrik taşeronu olduğunu, bu kapsamda davacı ile birlikte 5 usta ile anlaşıldığını, davacının 2300 dolar alacağını, yol barınma ve yemek giderinin de …firması tarafından karşılanacağını, çalışmanın 6 ay sürdüğünü, aylıklar ödenmediğinden tartışma çıktığını, sigortalarının da …firması tarafından yapılması gerektiğini ancak yapılmadığını, yazılı sözleşmesi bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.

Fer’i müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışmanın ispatlanması gerektiğini, kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, davanın yersiz olduğunu beyanla, reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davalının Türkiye de tescilli iş yeri yoktur. Davacının da bu kapsamda çalışması olmayıp …firması ile dahi benzer bir bağlantısı bulunmamaktadır. Yapılan sözlü sözleşme gereği her iki tarafında kabul ettiği üzere davalı işçisi olarak yurt dışında çalışma gerçekleşmiş ise de Kanun’un 5/g maddesine göre uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulamayacağından” gerekçesiyle;

Davanın reddine, karar vermiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Mahkemece kararın gerekçesiz olarak reddedildiğini, müvekkilinin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, hukuki yarar yoksunluğundan davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, işverenlerin hizmeti kabul ettiklerini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Somut olayda, davalının Türkiye de tescilli iş yeri bulunmayıp, dosyadaki diğer bilgi belge ve beyanlara göre davanın reddine dair mahkeme kararı yerinde olmuştur. Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı iş yerinde Cezayir’de inşaat projesinde elektrik ustası olarak 10.12.2015-02.06.2016 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…”

5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinde; aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlamaları halinde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı düzenlenmiştir.

5510 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin (g) bendinde, ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacakları ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanacağı, bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri durumunda, 50 inci maddenin 2 nci fıkrasındaki Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümlerinin uygulanacağı, bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmayacağı belirtilmiş, 10 uncu maddesinde de 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri durumunda, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği hüküm altına alınmıştır.

3.Değerlendirme
İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

Davacının 10.12.2015-02.06.2016 tarihleri arasında Cezayir’de bulunan inşaat projesinde alt işveren davalı …’ın işçisi olarak çalıştığı iddia etmesi de göz önünde tutularak; Mahkemece öncelikle … A.Ş. ye usulüne uygun husumet yöneltilerek davaya dahili sağlanmalı ve göstereceği bütün deliller toplanmalı, … A.Ş. ile davalı … arasındaki asıl-alt işverenlik ilişkisi araştırılmalı, … A.Ş. nin Türkiye’de kurulan ilgili sicilli iş yeri üzerinden işçilerini Cezayirde’ki işyerine götürdüğü hususunu da araştırarak, bodro tanıkları da dinlenilmek suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.