YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2007
KARAR NO : 2023/2281
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1758 E., 2022/1161 K.
DAVALILAR : 1-… vekili Avukat …
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.11.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/279 E., 2022/215 K.
Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde çalıştığı sırada geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını, iş kazasından kaynaklı açılan tazminat davasının Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi’nin 2020/11E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, SGK Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi raporu ve Yüksek Sağlık Kurulu raporunda meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 0 olarak belirlenmesi üzerine yapılan itiraz sonucu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Genel (İkinci Üst) Kurulunun raporları ile meslekte kazanma gücü kaybı oranının %19,2 olarak belirlendiğini buna göre davacının maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı kurum vekili özetle; kurum Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile davacının maluliyetinin gerekmediği sonucuna ulaşıldığını, davacıya 5510 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca maluliyet oranının değiştirilmesi mümkün olmadığını, kurumun işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket vekili tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamış, aşamalarda davanın reddine dair karar verilmesi talep edilmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; davanın kabulüyle, ATK 3.İhtisas Kurulu ve ATK 2.Üst Kurulu tarafından belirlenen meslekte kazanma gücü kaybının %19,2 olduğu açıklanarak davacının 21.05.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasından dolayı %19,2 meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yüksek Sağlık Kurulunca verilen 9.5.2017 tarih ve 37/6196 sayılı karar ile davacının maluliyetinin gerekmediğinin tespit edildiğini, üniversite hastaneleri veya farklı sağlık kuruluşları tarafından maluliyete ilişkin olarak belirlenen oranların geçerli olmadığını, sigortalıların maluliyet oranlarının tespitinde kurum sağlık kurulunca tespit edilen oranların esas alınacağını, davacıya 5510 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca maluliyet oranının değiştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil şirkete ait iş yerinde çalıştığını ve kaza neticesinde kişi de el yaralanması meydana geldiğini, 5510 sayılı Kanun uyarınca da sigortalıların maluliyet oranlarının tespitinde Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen raporların esas alınması gerektiğinin açıkça düzenlendiğini, kurum sağlık kurulunca davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyetinin bulunmadığını ve maluliyetinin %0 olduğu tespit edildiğini, kurum sağlık kurulu raporunun mevcut olduğu ilgili tazminat dosyasının ve dosya kapsamındaki raporların celbi ile bu raporların hükme esas alınarak inceleme değerlendirme yapılmasını gerekmekte iken yalnızca Adli Tıp Kurulu tarafından belirlenen maluliyete itibar edilerek verilen yerel mahkeme kararının taraflarınca kabul edilemeyeceğini, olayın yalnızca el yaralanması şeklinde meydana geldiğini, omuzdaki hasarın yahut kişi de olan ve olabilecek diğer hasarların yahut epilepsi hastalığına bağlı olarak geçirilen nöbetlerin ve etkisinin kaza ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, yalnızca el yaralanması sebebi ile maluliyetinin olup olmadığının araştırılması ve tespit edilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınan her iki raporda kişinin el yaralanması sebebi ile herhangi bir maluliyetinin bulunmadığı da açıkça belirtildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, buna rağmen aleyhe yargılama giderleri vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Davalı şirket vekili de istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçeler doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz eden davalı şirkete yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…