Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/16165 E. 2023/551 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16165
KARAR NO : 2023/551
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2014 tarihli, 2014/6 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık …’ün olay tarihinde gece saat 00.40 sularında kendisine ait … plakalı aracı ile hırsızlık yapmak amacıyla … köyüne gittiği, aracını burada bir yere park ettiği ve ilk önce müşteki …’ye ait evin alt katında bulunan ve kapısı açık olan evin içerisine girdiği, içeriye karıştırdığı ancak çalacak herhangi bir şey bulamadan çıkıp gittiği ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın buradan çıktıktan sonra diğer müşteki …’e ait kullanılmayan ikametinin dış kapısına zarar vermek suretiyle girdiği, buradan bir adet bakır kevgir, bir adet bakıp kepçe çaldığı, sanığın daha sonra buradan çıkarak diğer müşteki …’e ait eve gittiği evin kapısını sert bir cisimle zorlayarak içeriye girdiği, içeride bulunan ağaç sandığı karıştırdığı ancak çalacak herhangi bir şey bulamadığı eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, akabinde sanığın diğer müşteki …’e ait kullanılmayan eve gitiği, evin alt katında bulunan ikametin penceresinin tel kafesini söktüğü, pencere demirini eğerek kenara aldığı, buradan içeriye girdiği, içeriyi karıştırdığı ancak çalacak herhangi bir şey bulamadığı, sanığın burada hırsızlık yaparken köylüler tarafından fark edilmesi üzerine kaçmaya başladığı, kaçarken de müşteki …’e ait evden çalmış olduğu bir adet bakır kepçe ve bir adet bakır kevgiri müşteki …’in bahçesine attığı nazara alınarak sanık hakkında müşteki …’ye karşı eyleminden dolayı TCK ‘nın 142/1-b, 143, 35, 116/1, 4, 53/1 maddeleri, müşteki …’e karşı eyleminden dolayı TCK ‘nın 142/1-b, 143, 145, 151/1, 116/1, 4, 53/1 maddeleri, müşteki …’e karşı eyleminden dolayı TCK ‘nın 142/1-b, 143, 35, 116/1, 4, 53/1, 151/1, 53/1 maddeleri, müşteki …’e karşı eyleminden dolayı TCK’nın 142/1-b, 143, 116/1,4, 35, 151/1, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli 2014/102 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararıyla;
1. Mağdur …’ye karşı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı TCK ‘nın 142/1-b, 143, 35,116/1-4, 53 ve 58. maddeleri gereği 2 yıl 8 ay hapis ve 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,
2. Mağdur …’e karşı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından TCK ‘nın 142/1-b, 143, 35,116/1-4, 151/1, 53 ve 58. maddeleri gereği 2 yıl 8 ay hapis, 2 yıl hapis ve 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,
3. Katılan …’e karşı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından TCK ‘nın 142/1-b, 143, 35,116/1-4, 151/1, 53 ve 58. maddeleri gereği 2 yıl 8 ay hapis, 2 yıl hapis ve 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,
4. Mağdur … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından TCK ‘nın 142/1-b, 143, 116/1-4, 151/1, 53 ve 58. maddeleri gereği 4 yıl hapis, 2 yıl hapis ve 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği görülmüş,
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan,04.03.2021 tarihli, kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına ve diğer hukuka aykırılıklara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde gece vakti … Köyü’ne gelerek mağdurlar …, …,… ve katılan … ‘e ait evlere hırsızlık yapmak amacıyla girdiği, …’e ait evden bir adet bakır kevgir, bir adet bakır kepçe çaldığı, diğer evlerden bir şey çalamadığı eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, tanıklar …, … ve …’in yeminli anlatımları, sanığın arabasının bozulması nedeniyle ilgili yerde bulunduğu savunmasına karşı Olay Yeri İnceleme Tutanağında, sanığın aracının kontak anahtarı ile yapılan ilk marşta çalıştığının bildirilmiş olması, tutanak içeriğine göre normal bir araçta bulunması gerekenden farklı aletlerin bulunmuş olması, sanığın kesintisiz takip sonucu yakalanmış olması, sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi ve tüm dosya kapsamından üzerine atılı suçları işlediği vicdani kanaatine varılarak mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
2. Tanıklar …, … ve …’in ifadeleri dosya içerisine alınmıştır.
3. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçları işlemediğini beyan etmiştir.
4. Kolluk görevlilerince 05.01.2014 tarihinde düzenlenen olay yeri inceleme raporu içeriğine göre;
a.) …’nin konutunun iki katlı, taş duvarlı ahşap tavanlı yığma taş duvardan bahçe duvarı olan bir köy evi olduğu, bahçe kapısı kontrol edildiğinde açık olduğu ev sahibinin 80-85 yaşlarında kulağı az işiten evinden hırsızlık olduğundan haberi olmayan konutun ikinci katında olduğunun görüldüğü, hırsızlık için evin alt katına girildiği, köy evinde bulunan malzemelerin karıştırıldığı,
b.) …’e ait olan ancak oğlu olan … sorumluluğunda olan evin genel itibariyle kullanılmayan bir ev olduğunun görüldüğü, taş duvarlı bir avlu içerisinde üç odalı, her odanın kapısının kilitli olduğu ve bahçeye açıldığı, bahçenin kapısının eğri bir tel kancayla kilitlendiği ancak herhangi bir araca gereksinmeden elle açılabildiği, çalınan bir adet kevgir ve bakır kepçenin bu evin bahçesinde kapı önünden alındığı,
c.) …’in sorumluluğunda bulunan konutun bir kısmı taş bir kısmı briketle örülmüş bir avlu duvarı ile çevrili olduğu, iki adet kilitli bahçe kapısının olduğu, evin tek katlı bir ev olduğu, bahçe duvarının alt tarafında köydeki diğer evlerden gözükmeyecek bir noktaya ağaç bir merdiven dayanarak bahçeye girilebilir bir imkan sağlandığı, evin dış kapısı sert bir cisimle zorlanarak ağaç ve metal parçaların tahrip edildiği, açılan kapıdan içeriğe girilmiş kapı kilit mekanizması kilitli halde bulunduğu bu kapıdan girilen bir antre ve antreden eve girilen bir kapı olduğu kapının zorlandığı ancak açılamadığı , antrede bulunan malzemelerin sandığın karıştırılmış olduğu,
d.) …’e ait olan evin kullanılmadığı, evin alt ve üst katlarının kapıları kilitli, alt penceresinde çivili olan tel kafesin sökülmüş, pencere demiri eğilerek kenara alınmış ve buradan içeriğe girilmiş olduğu, içeride odun tahta parçaları ve çalı gibi maddelerin olduğu, içeride düzenlilik ya da dağınıklığa ait bir kanaate varılmadığı,
e-) Sanığa ait araç içinde 1 adet çekiç, 1 adet hidrolik kriko, üç adet açık anahtar, 1 adet kurbağacık anahtar, 1 adet eğe, 1 adet maket bıçağı, 1 adet pense, sapı kırılmış tahra bulunduğu tespit olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında …’ye Karşı Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Tanıklar …, … ve …’in aşamalarda görgüye dayalı değişmeyen beyanları ve kolluk görevlilerince düzenlenen olay yeri inceleme tutanağı içeriğininde tanık beyanları doğrultusunda olduğu nazara alındığında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir
B. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tanıklar … ve …’in aşamalarda görgüye dayalı değişmeyen beyanları göre sanığın …’nin konutuna girdikten sonra …’in konutuna girdiğini görerek muhtar tanık …’a haber verdikleri, tanık …’in ilgili yere gittiğinde sanığın kaçmaya başladığı mağdurun konutundan çaldığı bir adet kevgir ve bakır kepçeyi attığı ve mağdur …’in konutuna girdiğini ve sanığı burada yakaladıklarını beyan ettikleri nazara alındığında sanığın kesintisiz takip sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun da teşebbüs aşamasında kaldığı ve sanık hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurularak fazla ceza tayini,
2. İddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması talep edildiği halde bu maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.09.2015 tarihli, 2015/13-103 Esas ve 2015/299 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 145/1. maddesinin uygulanmasındaki en önemli kriter kuşkusuz değer ölçüsüdür ve bu değerin “ceza vermeme” halini haklı kılacak düzeyde az olmasıdır. Hakim, çalınan veya çalınmaya kalkışılan bu değerin azlığını ya indirimli bir cezayla ya da suçun işlenmesindeki özellikler itibarıyla ceza vermemekle değerlendirebilecektir.
TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının ” 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği ve özgülenen kastı da değerlendirip yasal ve yeterli gerekçelerinin de gösterilerek uygulanabileceği gözetilerek somut olayda; suça konu çalınan bir adet kevgir ve bakır kepçe değerinin ne olduğuna ilişkin değer tespiti yaptırılarak; sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde 4 numaralı paragrafın b bendi ve mağdurun aşamalarda konuta girilmek maksadıyla zarar verildiğine ilişkin beyanı bulunmadığı nazara alındığında mala zarar verme suçunun ne şekilde oluştuğu şüpheye yer bırakmayacak ve denetime olanak verecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde 4 numaralı paragrafın b bendi nazara alındığında sanığın hırsızlığa konu malları etrafı duvar ile çevrili bahçe içinden çaldığı nazara alındığında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
E. Sanık Hakkında Katılan …’e Karşı Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Tanıklar … ve …’in aşamalarda görgüye dayalı değişmeyen beyanları göre sanığın …’nin konutuna girdikten sonra …’in konutuna girdiğini görerek muhtar tanık …’a haber verdikleri, tanık …’in ilgili yere gittiğinde sanığın kaçmaya başladığı mağdurun konutundan çaldığı bir adet kevgir ve bakır kepçeyi attığı ve mağdur …’in konutuna girdiğini ve sanığı burada yakaladıklarını beyan ettikleri, sanığın katılan …’in konutuna girdiğine dair bir görgülerinin olmadığı, kolluk görevlilerince düzenlenen rızaen teslim tutanağı içeriğinde sanığın üzerinde ele geçirilen saatin internet ortamında katılana resminin gönderildiği, katılanın telefon ile sözlü olarak kendisine ait girişte bulunan sandık içerisinde bulunan saat olduğunu belirttiğinin düzenlendiği ancak katılanın aşamalarda alınan savunmalarında babasına ait saatin kendisinde olduğunu , başka saatinin olup olmadığını beyan ettiği nazara alındığında sanığın, yüklenen suçları işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
F. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tanıklar … ve …’in aşamalarda görgüye dayalı değişmeyen beyanları göre sanığın …’nin konutuna girdikten sonra …’in konutuna girdiğini görerek muhtar tanık …’a haber verdikleri, tanık …’in ilgili yere gittiğinde sanığın kaçmaya başladığı mağdurun konutundan çaldığı bir adet kevgir ve bakır kepçeyi hakimiyeti altına alamadan attığı ve mağdur …’in konutuna girdiğini ve sanığı burada yakaladıklarını beyan ettikleri nazara alındığında sanığın hırsızlık kastıyla hareket ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın savunmalarının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı nazara alınarak ve sanığın atılı suçu işlediği yönündeki kuşkunun sanık lehine yorumlanarak beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
G. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde 4 numaralı paragrafın d bendi ve mağdurun aşamalarda alınan ifadelerinde evin boş olduğu, kimsenin oturmadığını beyan ettiği nazara alındığında suça konu yerin seyrekte olsa konut olarak kullanılmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında, yasal unsurları oluşmadığından konut dokunulmazlığının ihlali suçundan beraat kararları verilmesi gerekirken yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
H. Sanık Hakkında Mağdur …’e Karşı Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde 4 numaralı paragrafın d bendinde açıklandığı üzere sanığın konuta girebilmek için konutun alt penceresinde çivili olan tel kafesini söktüğü ve pencere demiri eğdiği nazara alındığında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
I. Diğer Hukuka Aykırıklar Yönünden
Sanık için tekerrüre esas alınan …(…) … Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/48 E., 2013/160 K. sayılı 12.06.2013 tarihinde kesinleşen mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde yazılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının ve TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının sanıklar hakkında uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Mağdur …’ye Karşı Hırsızlık, Konut dokunulmazlığının İhlali, Mağdur …’ Karşı Mala Zarar Verme, Mağdur …’e Karşı Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2014/102 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Mağdur …’ Karşı Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlali, Katılan …’e Karşı Hırsızlık, Konut dokunulmazlığının İhlali Ve Mala Zarar Verme, Mağdur …’e Karşı Hırsızlık Ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2014/102 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.