Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28145 E. 2023/12613 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28145
KARAR NO : 2023/12613
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında
A. Mağdur …’ye karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.080.00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına,
B. Katılan …’ye karşı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile sanık hakkındaki hükümlerin bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlemediğine, hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın başka bir olay nedeniyle ifadesi alınmak üzere jandarma başçavuş olan katılan … tarafından İlçe Jandarma Komutanlığı’na getirildiği, nezaret etmesi amacıyla jandarma eri olan mağdur …’ye talimat verildiği, mağdurun sanığı jandarma asayiş binasının önüne götürdüğü, sanığın burada katılan …’nin gıyabında “On senemi sana vereceğim, köye gelirsen seni vuracağım.” diyerek tehdit içeren sözler söylemesi üzerine mağdurun sanığı uyardığı, sanığın jandarma karakolunun bekleme odasına alındığı, burada mağdura “Yavşak sen kimsin, puştluk yapma, ibnelik yapma.” şeklinde hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda;
1. Sanığın katılana yönelik tehdit eylemini kabul etmediğini, mağdura “Puştluk yapma.” dediğini kabul ettiği,
2. Olaya dair 13.05.2011 tarihli tutanak tutulduğu,
3. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tutanak tanığı …’nın iddiayı doğruladığı,
4. Diğer tanıkların olaya dair bilgi ve görgüsünün olmadığı,
Tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Somut olayda, “Jandarma karakolu bekleme salonunun” aleni yerlerden olması ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin sekizinci fıkrasındaki “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince, tehdit ve alenen hakaret suçlarının birlikte işlenmesi karşısında; tebliğnamedeki hakaret suçu yönünden “aleniyet unsuru ve basit yargılama usulü” ve tehdit suçu yönünden “basit yargılama usulü” yönünden bozma görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri
Sanığın ikrar içeren savunması, 13.05.2011 tarihli tutanak içeriği ve tutanak tanığının anlatımı karşısında; Yerel Mahkemenin sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği yönündeki kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1/6 oranında artırım yapılırken artırım oranının maddi hata yapılarak 1/4 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri
Olayın tanığı konumunda olan mağdur …’nin aşamalardaki benzer beyanları, 13.05.2011 tarihli tutanak içeriği ve tutanak tanığının anlatımı karşısında; Yerel Mahkemenin sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği yönündeki kabulünde hukuka aykırılık bulunmamştır.
2. Sair Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak
a. 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve yine hükümden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması dolayısıyla uzlaşma kapsamında katılan …’ye yönelik tehdit suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 inci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b. Sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde adli para cezası tercih edilmesine rağmen tehdit suçundan kurulan hükümde yeterli olmayan gerekçe ile kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek çelişki oluşturulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.