Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8166 E. 2023/1055 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8166
KARAR NO : 2023/1055
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2016 tarihli ve 2015/121054 Soruşturma, 2016/1915 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/121 Esas, 2016/863 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece, katılanın 06 T 4324 plaka sayılı ticari taksinin şoförü olduğu, kendisinin göz altına alınmasından sonra taksiyi teslim alan sanığın hırsızlık kastıyla hareket ederek, takside kalan ve katılana ait olan power bank, usb kablosu ve usb flash diski olay günü öğle saatlerinde alarak katılana iade etmediği tespit edilmiştir.
2 Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
5. Tanık M.Y.’nin kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanığın araçtan USB ve kablosunu aldığını belirttiği anlaşılmıştır.
6. Katılan beyanı, tanık …’nın beyanı ile olayın oluş şekli ve tutanaklar aynı yöndedir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın suçun sübutuna yönelen temyiz sebepleri yönünden; tüm dava dosyası kapsamı, katılan ve tanık …’nın aşamalarda değişmeyen beyanları karşısında sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup, sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,

02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu tespit edildiğinden sanık hakkında kurulan hükmün uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere bozulması gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe başlığında (2) numaralı bölümde açıklanan nedenle … 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/121 Esas, 2016/863 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.