YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2231
KARAR NO : 2009/11194
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten aldığı ilaç karşılığında 24.04.2008 vade tarihli 16.707.00.-YTL.lik ve 15.05.2008 vade tarihli 3.304.00.-YTL.lik olmak üzere iki adet bono verdiğini, 16.707.00.-YTL.lik senede mahsuben 12.05.2008 tarihinde 15.300.00.-YTL. kredi kardı ile yine 15.05.2008 tarihinde 1.407.00.-YTL.ödendiğini, 3.304.00.-YTL.lik senedin de 22.05.2008 tarihinde ödendiğini, ödemelere rağmen senetlerin iade edilmediğini ileri sürerek davalının elinde bulunan 24.04.2008 vade tarihli 16.707.00.-YTL.lik bono ile 15.05.2008 vade tarihli 3.304.00.-YTL.lik iki adet bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bonoların % 40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senetler dışında davacının 24.04.2008 vadeli 10.390.00.-YTL.lik üçüncü bir senet verdiğini, dava konusu 16.707.00.-YTL.lik senetle aynı vade tarihini içermesine rağmen 10.390.00.-YTL.lik senet müvekkili şirket kayıtlarına daha önce girdiği için iddiaya konu ödemelerin öncelikle 10.390.00.-YTL.lik bu senetten mahsup edildiğini ve 24.04.2008 vade tarihli 10.390.00.-YTL.lik senedin davacıya iade edildiğini, kalan ödemenin de 16.707.00.-YTL.lik senetten düşüldüğünü, 3.304.00.-YTL.lik diğer senetten kaynaklanan asıl alacak ödenmesine rağmen 8 günlük gecikme faizinin ödenmediğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde dava konusu bonoların bedellerinin ödenmiş olduğu, davalı tarafın 24.04.2008 vade tarihli 10.390.00.-YTL.bedelli senetteki alacağına karşılık dava konusu bonoları elinde tuttuğunu savunmasının yerinde olmadığı, zira 10.390.00.-YTL.bedelli senedin davacıya iade edildiği, bu senet aslının borçluda olmasının borcun ödendiğine karine teşkil edeceği (B.K.m.88/son), hal böyle olunca dava konusu bonolardan dolayı borcun bulunmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, 24.04.2008 vade tarihli 16.707.00.-YTL.bedelli bono ile 15.05.2008 vade tarihli 3.304.00.-YTL.lik bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konu edilen asıl alacağın % 40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, iddiaya konu ödemelerin dava dışı 19.02.2008 tanzim 24.04.2008 vade tarihli 10.390.-YTL.miktarlı senede mahsuben alınıp, o senedin davacıya iade edildiğini, önceki senet bedelini aşan ödemelerin ise dava konusu senetlerin miktarlarından düşülerek 20.03.2008 tanzim 24.04.2008 vade tarihli 16.707.-YTL.miktarlı senetten dolayı 10.390.-YTL.üzerinden icra takibine girişildiğini savunmuştur. Dava konusu edilen senetler dışında dava dışı olup, davacıya iade edilen 19.02.2008 tanzim 24.04.2008 vade tarihli 10.390.-YTL.miktarlı bir senedin bulunduğu ve davacıya iade edildiği tartışmasızdır. Davacının muhtelif tarihlerde yapmış olduğu toplam ödeme miktarında da uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu edilen ve dava dışı olan senetlerin toplam miktarları ile davacı tarafından yapılan ödemelerin toplamı ve dava açıldıktan sonra girişilen icra takibine konu edilen alacak miktarı gözetildiğinde dosya içeriğindeki delillerin davalının savunmalarını doğrular nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.