YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8521
KARAR NO : 2023/1193
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulüne, davacı şirket yönünden takibin durdurulmasına, davalı alacaklı taraf aleyhine asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatı ile asıl alacağın %10’u oranında idari para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafça süre tutum dilekçesi ile, davalı tarafça gerekçeli istinaf dilekçesi ile istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takibe konu yapılan çekteki imzanın müvekkili şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığını belirterek, icra takibinin teminatsız şekilde durdurulmasına, müvekkilinin taşınır/ taşınmaz malları üzerindeki tüm hacizlerin kaldırılmasına, müvekkili şirkete yönelik takibin iptaline, davalı alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine
karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur ve davacı borçlu taraf aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına ve asıl alacağın %10’u oranında idari para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece hükme esas alınan jandarma kriminal raporunda takibe konu senetteki imzanın davacı borçlu şirket yetkilisi …’in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, taraflar arasında yüz yüzelik ilişkisinin olduğunun görüldüğü, davacı borçlu şirket yetkilisine ait olmayan imzalı çek ile davacı aleyhine başlatılan takipte borçlu tarafından yapılan itiraz haklı görülerek imzaya itirazın kabulüne, davacı şirket yönünden takibin durdurulmasına, davalı alacaklı taraf aleyhine asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatı ile asıl alacağın %10’u oranında idari para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu şirket vekili süre tutum dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuş olup gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren gerekçeli istinaf başvurusunda bulunmamıştır ve davalı alacaklı vekili süresinde gerekçeli istinaf başvuru dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı borçlu vekili tarafından süre tutum dilekçesi verilmiş, ancak gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine ve yasal süre geçmesine rağmen istinaf sebeplerini belirten herhangi bir dilekçe sunulmamıştır.
2. Davalı alacaklı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde; imzaya itiraza konu çekteki imzanın borçlu şirket yetkilisi …’e ait olduğu, davacının takip dosyasında bulunan çekteki imzaya itiraz etmediği ve takibin kesinleştiği, sunduğu whatsapp mesajlarından da anlaşılacağı üzere borcun kabul edildiği ve çekin ciro edilerek taraflarına teslim edildiği, taraflarına kötü niyet atfedilemeyeceği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlu taraf yönünden, davacı vekilinin gerekçeli karar tebliği üzerine yasal süre içerisinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesine verdiği süre tutum dilekçesinde de herhangi bir istinaf sebebi ileri sürmediği ve İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hatanın da yapılmadığı gerekçesiyle, davalı alacaklı taraf yönünden, bilirkişi raporu alacaklı taraf aleyhinde olup davalı alacaklının istinaf dilekçesinde istinaf nedeni yapılmadığından alacaklının şirket yetkililerinden sadece …’in imzalarının incelemesine yönelik bir itirazı bulunmadığı görülmekle imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında yüz yüzelik ilişkisi olmakla imzaya itirazı kabul edilene karşı başlattığı takipte en azından ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekle alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür ve çekteki imzanın davacı borçlu şirket temsilcilerine ait olmadığından bahisle bu davayı açmış olmasına karşılık borçlu şirket temsilcilerinden sadece biri yönünden imza incelemesi yapıldığı, diğer şirket temsilcisi yönünden imza incelemesi yapılmadığının görüldüğü, davacının iddiasını ispatlayamadığı ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte imzaya itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2., 2004 sayılı İİK’nun 170/3 ve 170/4 maddesi,
3., HMK md.355,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Takibe konu çekte keşideci şirkete atfen atılı bulunan imzanın, çek keşide tarihinde şirketi münferiden temsile yetkili …’in eli ürünü olmadığı anlaşılmış olup, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.