YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8398
KARAR NO : 2023/1216
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddi ile alacaklıların tazminat isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
Şikayetçi borçlu itiraz dilekçesinde; davaya konu icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmadığını, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, borçlu görünen şirketin adresinin … Mah. … Cad. No:157 …/… olduğunu yetkili mahkeme ve icra dairelerinin … Mahkemeleri ve icra daireleri olduğundan kaldı ki keşide yerinin … yazmasından dolayı … Mahkemelerinin ve icra dairelerinin de yetkili olduğundan yetki itirazlarının kabulüne ve alacaklının takibe konu çekte yer alan ciro imzasının sahte olduğunu ve çekte lehtar olarak yer alan alacaklıya takip konusu çek bedelini ödediğini belirterek yetki itirazlarının kabulü ile davanın kabulü ve takibin durdurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Temlik eden alacaklı cevap dilekçesinde; çek arkasındaki yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu, cironun kendisi tarafından yapıldığını, çekin bankaya ibrazı için başvurunun bizzat kendisi tarafından yapıldığını, bununla birlikte borçlunun alacaklının imzasına itiraz etme hak ve yetkisi bulunmadığını, borçlunun İİK’nun 169/a/1 maddesine göre borçlunun borcunu ödediğine dair yazılı bir belge sunamadığını, davacının söz konusu iddiasını ispatının ancak yazılı delil ile mümkün olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Temlik alan alacaklı cevap dilekçesinde, çek arkasındaki yazı ve imzaların …’a ait olduğunu, cironun … tarafından yapıldığını, çekin bankaya ibrazı için başvurunun … tarafından bizzat yapıldığını, bununla birlikte borçlunun kendi imzasına itiraz usulü düzenlendiğini, borçlunun alacaklının imzasına itiraz etme hak ve yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibin diğer borçlusu şirket yönünden … İcra Müdürlüğünün yetkisi kesinleştiğinden HMK’nın 7/1 maddesi kapsamında davacı şirket yönünden de yetkili icra müdürlüğünün … İcra Müdürlüğü olduğunu, davacının çekin arkasındaki ciranta imzasının davalı alacaklıya ait olmadığına dair itirazın ancak ilgilisi tarafından ileri sürülebileceğini kaldı ki çek bedelinin ödendiğine dair banka dekontu sunulmuş ise de bunun iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddi ile alacaklıların tazminat taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu, dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birden fazla yetkili icra dairesinin bildirilerek yetki itirazında bulunulmasının doğru olmadığı gibi adresi … olan diğer takip borçlusu yönünden yetkili icra dairesinin … İcra Dairesi olduğu kesinleştikten sonra … bu yetki itirazı yapıldığından yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekeceğini, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağını, poliçeler bakımından getirilmiş olan bu ilkenin 6762 sayılı TTK’nun 730/3 maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacağını, dolayısıyla, davacı tarafın bu iddiasına dayalı olarak takibin iptaline karar verilmesinin mümkün olmadığını,İİK’nun 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfetinin borçluya ait olduğunu davacı tarafından, çekin hamili olan takip alacaklısına (takibe konu çekten kaynaklı) borcun ödendiğinin bu nitelikte bir belge ile ispatlanamadığından borca itirazın reddine karar verilmesinin yerinde olduğundan bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu, dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK m. 169, 169/a. ve TTK m. 687/1, 818/1-e
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi