YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4880
KARAR NO : 2009/11967
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 03.12.2008
No : 333/610
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kurumun abonesi olan davalının müracaatı üzerine abone grubunun 14.04.2000 tarihi itibariyle şantiye tarifesinden sanayi tarifesine geçildiğini, daha sonra yapılan inceleme üzerine davalının sanayi belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığını, davalının tarife değişikliği yaptığı dönemden, sahteliğin tespit edildiği döneme kadar geçen sürede kullandığı enerji bedellerinin olması gereken tarife üzerinden hesaplama sonucu davalı adına çıkarılan ek tahakkukun ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin sanayi tarifesi için gerekli yasal şartları taşıdığını, sanayi tarifesinden yararlandığını, beş yıl sonra sahtecilik eyleminden haberdar olduklarını, bu eylemden müvekkili sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının işyerinin 6948 sayılı Sanayi ve Sicil Kanunu’nda öngörülen, sanayi özelliğini taşıdığını, bunun için gerekli şekil şartlarını yerine getirmesi yönünden yasanın öngördüğü biçimde yardımcı eleman kullanarak bu kişi tarafından sağlanan belgeyle sanayi tarifesinden yararlandığı, belgenin sonradan sahte olduğunun saptanmasının davalının kusuru olmadığı, davalının sahte belge sunmasının olağan bulunmadığını, sunulan belgenin sahte düzenlenmesinden dahi haberinin olmadığı, özünde yeterlilik koşullarını taşıyan işlemin şeklen yerine getirilemediğinin anlaşıldığı, kusurlu bulunan davacının farklı tarife uygulayarak takibe girişmesinde haklı kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalının 14.04.2000 tarihinde sanayici olduğuna ilişkin ibraz ettiği sanayi belgesi ile sanayi aboneliği tesis edilmesi daha sonra yapılan incelemede davalı tarafından idareye teslim edilen “sanayi sicil belgesi”nin sahte olduğunun anlaşılması üzerine davacı idare tarafından tahakkuk ettirilen ek tüketim faturasından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
../..
(2)
Mahkemece I. bilirkişi ve II.bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilmesi için III.bilirkişi heyetinden rapor alınmış, ancak II.bilirkişi heyetinin raporu hükme esas alınmıştır. Oysa I.bilirkişi ve III.bilirkişi heyeti raporları birbirini doğrulayarak davalının sahte sanayi belgesi ibraz ettiği döneme ilişkin sanayi tarifesi uygulanamayacağı, davalının kusurlu olduğu tespit edilmişken, dönülüp tekrar II.bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davalının sahte sanayi belgesi ile indirimli tarifeden yararlanamayacağı kabul edilerek davacının yönetmelik hükümleri uyarınca fark faturası düzenlenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…