Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8397 E. 2023/1217 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8397
KARAR NO : 2023/1217
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddi ile alacaklıların tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Şikayetçi borçlu itiraz dilekçesinde; takibe konu çeke ilişkin borcun ödendiğini, çekte yer alan cironun … adına yapılmış olmasına rağmen banka ibrazı sırasında yazı ve imza hatta belki de başvurunun dahi … tarafından yapılmamış olduğunu, bu nedenle çek arkasındaki alacaklı …’a ait gözüken yazı ve imzasının hem … hem oğlu yönünden incelenmesini talep ettiklerini, gerek ciro silsilesindeki sıhhati tartışılır imza, gerek başvuru sırasındaki imzanın takip alacaklısı tarafından atılmadığından bahisle alacaklının takip hakkı bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile takibin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Temlik eden alacaklı cevap dilekçesinde; çek arkasındaki yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu, cironun kendisi tarafından yapıldığını, çekin bankaya ibrazı için başvurunun bizzat kendisi tarafından yapıldığını, bununla birlikte borçlunun alacaklının imzasına itiraz etme hak ve yetkisi bulunmadığını, borçlunun İİK’nın 169/a/1 maddesine göre borçlunun borcunu ödediğine dair yazılı bir belge sunamadığını, davacının söz konusu iddiasını ispatının ancak yazılı delil ile mümkün olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Temlik alan alacaklı cevap dilekçesinde, çek arkasındaki yazı ve imzaların …’a ait olduğunu, cironun … tarafından yapıldığını, çekin bankaya ibrazı için başvurunun … tarafından bizzat yapıldığını, bununla birlikte borçlunun kendi imzasına itiraz usulü düzenlendiğini, borçlunun alacaklının imzasına itiraz etme hak ve yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun olmadığına dair itirazın İİK’nın 169/a maddesi kapsamında ispatlanamadığını, kaldı ki davalı alacaklı …’un ciroda yer alan imzasının kendisine ait olmadığından bahisle takip hakkı bulunmadığına dair itirazın ancak kendisi tarafından ileri sürülebileceğini belirterek davanın reddi ile alacaklıların tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu, dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;geçerli imza sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacaklarını, geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı gibi ciro zincirini de koparmayacağını, poliçeler bakımından getirilmiş olan bu ilkenin 6762 sayılı TTK’nın 730/3 maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacağını, dolayısıyla, davacı tarafın bu iddiasına dayalı olarak takibin iptaline karar verilmesinin mümkün olmadığını, İİK’nın 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfetinin borçluya ait olduğunu, davacı tarafından, bu nitelikte bir belge sunulmadığından borca itirazın reddine karar verilmesinin yerinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu, dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK m. 169, 169/a. ve TTK m. 687/1, 818/1-e,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.