Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14642 E. 2023/250 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14642
KARAR NO : 2023/250
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1202 E., 2022/2065 K.
DAVA TARİHİ : 19.02.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/75 E., 2021/109 K.

Taraflar arasındaki 27.11.2018 tarihli yurt dışı borçlanmasına istinaden 5300 gün borçlanabileceğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, 27.11.2018 tarihinde yaptığı yurtdışı borçlanmasına karşılık kısmi tahakkuk yapıldığını, davalı Kurum işleminin iptali ile 27.11.2018 tarihi itibariyle 5300 gün borçlanabileceğinin tespitini istedi.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili yurtdışı borçlaması yapılırken yurt dışı ikametgahına dair belge sunulmadığını, eksik belgenin sunulması için davacıya 15.01.2019 tarihli yazı ile bilgi verildiğini, belgenin sunulmaması üzerine 16.05.2019 tarihinde eksik tahakkukun hazırlandığını, davacının 02.08.2019 tarihindeki itirazının yerinde bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yurt dışında geçen çalışma süreleri ile ev kadınlığı sürelerine ilişkin 5300 günü borçlanmaya hakkı bulunduğunun ve yurt dışı borçlanma bedelinin 19.02.2020 tarihindeki prime esas kazanç esas alınarak ödenmesi gerektiğinin tespitine, ancak davacının yurt dışı borçlanma bedelinin Kuruma başvuru tarihi itibariyle hesaplanmasına yönelik talebin ise reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının yurt dışında geçen çalışma süreleri ile ev kadınlığı sürelerine ilişkin 5300 günü borçlanmaya hakkı bulunduğunun ve yurt dışı borçlanma bedelinin 19.02.2020 tarihindeki prime esas kazanç esas alınarak ödenmesi gerektiğinin tespitine, yurtdışı borçlanma bedelinin Kuruma başvuru tarihi itibariyle hesaplanmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili, yurtdışı borçlanmasının talep tarihindeki geçerli prime esas kazanç üzerinden geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yurt dışı çalışma ve ikamet süreleri esas alınarak 27.11.2018 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu,15.01.2019 tarihli yazı ile yurt dışı ikamet belgesinin aslını ibraz etmesinin istendiği, ancak tebliğ edildiğinin ispat edilemediği, 16.05.2019 tarihinde düzenlenen tahakkuk cetvelinde sadece yurt dışı çalışma süreleri esas alınarak borç tahakkukunun yapıldığı, tahakkuk cetvelinin tebliğ tarihi bilinmemekle birlikte davacının 02.08.2019 tarihinden borçlanma tahakukuna itiraz ettiği, bu tarihte tebliğ edildiği kabul edildiğinde 3 aylık süre içinde dava açılmadığından, 27.11.2018 tarihli borçlanma talep dilekçesine göre işlem yapılamayacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, talep gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; 27.11.2018 tarihinde yapılan yurtdışı borçlanmasına karşılık yapılan kısmi tahakkuk işleminin iptali ile 27.11.2018 tarihi itibariyle 5300 gün borçlanabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 3201 sayılı Kanun’un 1 ve 4 üncü maddesi hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.