Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/573 E. 2023/1627 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/573
KARAR NO : 2023/1627
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 15.11.2013 havale tarihli dilekçesi ile; … 4.İcra Müdürlüğünün 2013/13622-2013/14874-2013/16240 Esas sayılı takip sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığı, takiplerin kesinleşmesi üzerine şirket mallarına haciz koymak amacı ile 19.09.2013 tarihinde şirketin hem ticaret siciline kayıtlı olan hem de tebligat yapılan adresine hacze gidildiği, dosyaya herhangi bir para yatmadığı ve borçlu şirketin bankalardan alacağı olması ihtimaline dayanarak bankalara 1.haciz ihbarnameleri gönderildiği ve bu ihbarnamelerden olumlu bir cevap alınamadığı gibi Uyap sorgulamasında borçlu şirket adına kayıtlı araçlar üzerinde 24 adet haciz şerhinin bulunduğu, hacze

ilişkin icra borçlarının miktarı göz önüne alındığında borca yeter olmadığı ve borçlu üzerine kayıtlı gayrimenkul tespit edilemediği, bu nedenle borçlu şirket yetkilileri sanıkların tüm bunlara rağmen yetkilisi bulunduğu şirketin iflasını istememek suretiyle atılı suçu işlediklerinden bahisle, sanıklar hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 345/a maddesi gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.
2…. 15. İcra Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan beraatlerine, karar verilmiştir.
3…. 15. İcra Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 18.09.2018 tarihli ve 2016/8568 Esas, 2018/9000 Karar sayılı kararı ile “… İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179. ve 6102 sayılı TTK’nın 376. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirket hakkındaki kesinleşmiş tüm icra takip dosyaları da tespit edilerek, bu takip dosyalarındaki alacak miktarları da şirketin pasifine eklendikten sonra ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını müteakip, şikayet tarihi olan 15.11.2013 tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken şirketin aktif ve pasif durumunu tam olarak belirtmeyen, denetime elverişli olmayan sadece bilançoya dayalı olarak hazırlanan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 15. İcra Ceza Mahkemesinin, 06.04.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan beraatlerine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz isteği, … Endüstri Tic. ve San A.Ş’nin şikayet tarihinde borca batık olduğu, sanıkların mevcut piyasa içerisinde borçları bulunduğu, sanıkların yetkilisi oldukları … … Endüstri Tic. ve San. A.Ş.’nin ticari defterlerini sunmaktan imtina edilmesinin suç kastının en büyük göstergesi olduğu, şirketin, sermayesi dışında herhangi bir varlığı bulunmamakta olup borçları sebebiyle ticari faaliyet yapamaz durumda olduğu, hal böyle iken; şirketin borca batık olmadığının kabulünün mümkün olmadığı, nitekim şirketin, şu anda iflas nedeniyle tasfiye halinde bulunmasının iddialarının haklılığını ortaya koyduğu, sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 345/a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran bir nedenin de olmadığı, şikayet tarihi olan 15.11.2013 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar sanıklar hakkında zamanaşımını kesen herhangi bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 15.11.2021 tarihinde inceleme sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 15. İcra Ceza Mahkemesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2018/692 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.