Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28478 E. 2023/14946 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28478
KARAR NO : 2023/14946
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümler; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı,sanık müdafinin tehdit suçundan temyiz isteğinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
a-Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
b-Sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Tebliğnamede tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin,
A- Hakaret suçu yönünden, sanığın hakaret etmediği, tanık beyanı ile bu durumun doğrulandığı, dosyada delil bulunmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ile hükmün bozulmasına karar verilmesi vesaire ilişkindir.
B- Tehdit suçu yönünden sanığın beraat etmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna kararın bozulmasına karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Müşteki-sanık …’nın, katılan-sanık …’in kızının eski eşi olduğu ve bir ortak çocuklarının olduğu, çocuğun velayetinin annede olması, anne baba arasında çocuk ile kişisel münasebet konusunda anlaşmaları sonucunda …’nın çocuğu istediği zaman gelip gördüğü, olay tarihinde de …’nın çocuğunu almak için olay yeri olan eve geldiği, burada katılan-sanık …’in kendisine çocuğu göstermemesi üzerine aralarında tartışma yaşandığı, tartışma esnasında birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettikleri, her ne kadar birbirlerine yönelik hakaret suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış isede hakaretin karşılıklı olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 129/3. maddesi gereğince sanıklara ceza verilmesine yer olmadığına, yine olay günü aralarında çocuğu göstermeme meselesi yüzünden meydana gelen tartışmada müşteki-sanık …’nın katılan-sanık …’e “seni öldüreceğim, senin ölümün benim elimden olacak” şeklinde yaşam bütünlüğüne yönelik tehdit suçundan, katılan-sanık …’in de, …’ya “seni buradan sürdürürüm” şeklinde basit tehdit suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, tarafların soyut ve yanlı beyanlarından başka mahkumiyete yeterli somut delil elde edilemediği, tanık …’ın da annesi …’in yanında yer alarak yanlı beyanda bulunduğu anlaşılmakla, 5271 Sayılı Kanun’un 223/2-e. maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatine, Yerel Mahkemece karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gösterilen gerekçe çerçevesinde Tebliğnamedeki bozma düşüncesine Mahkemenin inanç ve kabulünde hukuka aykırılık görülmediğinden kısmen iştirak edilmemiştir.
A- Sanık Müdafiinin Hakaret Ve Tehdit Suçlarına Yönelik Temyiz Nedenleri Yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine, göre hakaretin karşılıklı olduğunun anlaşılması nedeniyle, Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak,
Sanık kendisini vekille temsil ettirmesine karşın, 5271 sayılı Kanun’un 324/1 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. madde ve fıkraları uyarınca maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

B- Sair Yönlerden Yapılan İncelemede;

Kabule göre de; sanık hakkında hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 129/3. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilirken hüküm kısmında dayanak kanun maddesi olan 5271 sayılı Kanun’un 223/4-c maddesinin yazılmaması,

Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün A ve B bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca tehdit suçu yönünden, “sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık …’a verilmesine” ve hakaret suçu yönünden ”5271 sayılı Kanun’un 223/4-c maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.