Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9637 E. 2023/167 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9637
KARAR NO : 2023/167
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/474 E., 2021/419 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 18.09.2018
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/507 E., 2020/662 K.

Taraflar arasındaki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 30.07.2017 tarihinde iş kazasına uğraması nedeniyle 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 03.02.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 41.060 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarına itibar edilerek maddi tazminata ve “tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların kusur durumu (davacı işçi %30, davalı işveren %70), olayın ağırlığı, kaza neticesinde davacı işçinin iş göremezlik oranının %4 olması, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikler dikkate alınarak davacının olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da yaşayacakları acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, manevi tazminat hükmetmenin, hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmış ve bu gerekçeler doğrultusunda 8.000,00 TL manevi tazminatın kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine…” gerekçesiyle “Davanın kısmen kabulü ile;

1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 41.060,50 TL tazminatın kaza tarihi olan 30.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,” dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı için belirlenen 8.000,00 TL manevi tazminatın düşük olduğunu, davacının kaza sonucunda parmağının dipten parçalı halde kırıldığını, iki kez ameliyat geçirdiğini, parmağın fonksiyonunu yitirdiğini,bu nedenle davacı için belirlenen 8.000,00 TL manevi tazminatın düşük olduğunu, davacıya atfedilen kusurun hatalı olduğunu, olayda işverenin tam kusurlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı şirket tarafından İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatı gereği alınması gerekli tüm önlemler, yükümlülükler yerine getirilmiş olup işçiyi seçmede, denetlemede ve emretmede müvekkilime kusur izafesine neden olmayacak tedbirler ve mevzuatın gerektirdiği iş güvenliği tedbirleri alınmış olmasına rağmen söz konusu iş kazasının tamamen işçinin kusuru nedeniyle meydana geldiğini, mahkemece davalı yönünden %70 kusur ile davacının %4 maluliyet oranının oluşa ve hakkaniyete aykırı olarak kabulü ile hükme esas alınan fahiş miktarlı maddi ve manevi zarar tutarlarını kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…dairemizce yapılan incelemede, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi, belge ve dosya kapsamına uygun olarak hazırlandığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur bilirkişileri tarafından düzenlenen, davalının alması gereken işgüvenliği tedbirlerindeki ihmaliyle, kazanın meydana gelmesinde toplam %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği kusur raporunun gerekçeli, açıklayıcı, müfettiş raporu ile olaya ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme ve hesaplamaya esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır…” gerekçesiyle birlikte manevi tazminata ilişkin yaklaşımda yerinde bulunarak istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A. Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz istemi ile davalı vekili yönünden hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı vekilinin maddi tazminata yönelik talebi ile davalı vekili yönünden hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından bu taleplere yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davacı vekilinin, reddedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalıdan dolayı maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 56 ıncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz istemi ile davalı yönünden hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2. Davacı vekilinin reddedilen manevi tazminata yönelik temyiz istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.