YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7133
KARAR NO : 2009/8582
KARAR TARİHİ : 30.09.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
İhtiyati haciz isteyen vekili, vadesi henüz gelmemiş bonoya istinaden borçlunun piyasaya yüklüce borcunun bulunduğu, piyasayı dolandırdığı, hakkında çok sayıda icra takibi bulunduğu iddiasıyla ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, bononun vadesinin gelmediğini, muaccel olan bir borç için ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşullarının oluşmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihlerde borçlu hakkında tanınmış firmalar tarafından açılan çok sayıda itirazın iptali davası olduğu, aynı gerçek kişilere ait çok sayıda anonim şirketin tek bir apartman dairesine taşındığının ticaret sicili kayıtlarından anlaşıldığı, bu durumun ticari teamüllere göre şirketin faaliyetini devam ettirme konusunda şüphe uyandırdığı borçlu şirketin mallarını kaçırmaya hazırlandığı yönünde izlenim oluşturduğu belirtilerek itirazın reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararında vadesi gelmiş bir borcun ödenmediği belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasına rağmen, ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararda vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşullarının bulunduğu belirtilmiştir. İhtiyati hacze itirazın kendine özgü bir kanun yolu olması karşısında, ihtiyati haciz kararı ile ihtiyati hacze itirazın reddi kararının farklı maddi ve hukukî olgulara dayandırılması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bononun vadesinin gelmesinden önce ihtiyati haciz talep edildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Somut olayda uygulanması gereken İcra ve İflâs Kanunu’nun m.257,II hükmü uyarınca, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla adresini değiştirdiği, mallarını kaçırdığı, gizlediği, kendisinin kaçtığı, kaçmağa hazırlandığı veya alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğuna ilişkin vakıalar konusunda mahkemede kanaat oluşturacak delillerin sunulması gereklidir. Her ne kadar vadesi gelmeyen alacaklar için ihtiyati haciz talep edilmesi mümkünse de ihtiyati haciz kararının verildiği tarih itibarıyla İcra ve İflâs Kanunu’nun 257,II hükmünde düzenlenen şartlar somut olayda oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece ihtiyati haczin kaldırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 30.9.2009 günü oybirliği ile karar verildi.