Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/190 E. 2023/1220 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/190
KARAR NO : 2023/1220
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki üç adet taşınmaz ihalesinin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine hükmedilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetçinin şikayet dilekçesinde İİK’nın 150/e maddesi kapsamında takibin düştüğünden satışın yapılamayacağına dair iddiası kapsamında işin esasının incelendiğini belirterek ihalenin feshi isteminin esastan reddi ile ve şikayetçi aleyhine ihale bedelleri üzerinden %5 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu, İcra Mahkemesine başvurusunda, sair fesih nedenleri yanında icra emrinin tebliğ tarihinden itibaren süresi içerisinde satış istenmediğinden bahisle davanın kabulü ile üç adet taşınmaza ilişkin ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı banka cevap dilekçesinde; kesinleşen kıymet takdiri esas alındığında artık kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshine konu yapılamayacağını, diğer borçlu ve ilgililere yapılan tebligatların usulsüzlüğünü ancak ilgililerin ileri sürebileceğini, süresi içerisinde satış talep edildiğini ve satış avansının yatırıldığını, Yargıtay’ın son uygulamalarına göre bir yıllık satış isteme süresinin hesabında ilk satış isteminin esas alınacağının kabul edildiğini, imar durumunun istenmemiş olmasının tek başına ihalenin feshi sebebi olmadığını, İcra Müdürlüğünün tarafların menfaatleri de gözetilerek satış ilanının nasıl yapılacağı hususunda takdir yetkisine sahip olduğunu, satış bedeli muhammen bedelden daha fazla olduğu için davacının zarar unsurunun da gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların satış masraflarınında eklenmesi ile tespit edilen değerlerinin üzerinde bir bedelle ihale edildiğini belirterek davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla satışa konu üç adet taşınmaza ilişkin ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … 22. İcra Müdürlüğünün 2018/13670 E. sayılı dosyasında alacaklı … tarafından borçlular … Petrol Ürünleri…Ltd.Şti ve şikayetçi borçlu … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, icra emrinin şikayetçi borçluya 29.11.2018 tarihinde, dava dışı borçlu şirkete ise 08.03.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, alacaklı vekili tarafından bir yıllık satış isteme süresi geçmeden 17.06.2019 tarihinde taşınmazların satışının talep edildiği ve aynı sürede 1.000,00 TL satış avansının yatırıldığını, alacaklı vekili tarafından satış talebinin süresinde yapılması ve satış avansının yatırılması nedeniyle takibin düştüğünden bahsedilemeyeceğini, satış ilanının şikayetçi vekiline 02.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ihalenin feshini isteyen şikayetçinin kendisi dışındaki diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediği hususunu ileri süremeyeceğini, satış kararına uygun olarak gazete ilanının yapıldığını, ihaleye ilişkin şartname ve satış ilanının kıymet takdiri raporuna uygun olarak hazırlandığını, ihalenin elektronik ortamda usulüne uygun olarak ilan edildiğini, İİK’nın 129. maddesi uyarınca ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin yüzde ellisi ile paraya çevirme ve paraların paylaştırma masraflarını karşıladığını, satış ilanının gün ve saatlerine uyulduğunu, açık arttırma tutanağının yasanın aradığı tüm şartları içerdiğini, satış ilanında KDV’nin hatalı gösterildiği ve satışa hazırlık işlemlerine yönelik diğer şikayetlerle ilgili süresinde şikayet hakkı kullanılmadığından bu hususların ihalenin feshi aşamasında ileri sürülemeyeceğini, resen yapılan değerlendirmede de feshi gerektiren bir olguya rastlanmadığını, her ne kadar şikayet konusu taşınmazlar muhammen bedelin üzerinde satılmış ise de; borçlunun şikayet dilekçesinde İİK’nın 150/e maddesine göre takibin düşmesi nedeniyle satışın yapılamayacağı yönünde şikayetinin de bulunduğunu ve bu nedenle işin esasının incelendiğini, mahkemece de işin esası incelenmesine rağmen hukuki yarar yokluğu nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, 7343 Sayılı Kanunla Değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak üç taşınmazın ihale bedeli toplamı üzerinden %5 oranında para cezasına hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve … Mah., 5464 ada, 8 parsel, 6 bağımsız bölüm, 7037 ada, 7 Parsel, 6 bağımsız bölüm ve 5464 ada, 8 parsel, 5 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlar yönünden ihalenin feshi isteminin esastan reddine, bu üç taşınmazın ihale bedeli toplamı olan 2.194.850,00 TL üzerinden ileri sürülen iddiaların niteliği dikkate alınarak takdiren %5 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü fesih nedenlerinin yanı sıra aleyhine para cezasına hükmedilmesinin hak arama hürriyetine aykırı olduğundan bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; üç adet taşınmaz ihalesinin feshi davasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 134.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(M)

Üye Dr. …’in Karşı Oy Yazısı:
İİK 134/II maddesine göre ihalenin feshi yalnız şikayet yolu ile icra mahkemesinden istenebilir. Satışa (paraya çevirmeye) hazırlık işlemleri öncesinde ve arttırmaya hazırlık işlemlerinde veya arttırma sırasında yapılmış usulsüzlük ya da kanuna aykırılıklar nedeniyle ihalenin feshi istenir.

Şikayet hakkının kullanılmasının birinci şartı şikayet ehliyeti ise de, ikinci şartı şikayette hukuki yarardır. İhalenin feshi talebinde bulunacak kimsenin somut bir olayda ihalenin feshini isteyebilmesi için bunda hukuki yararının bulunması gerekir. Fesih isteyen kişi belirgin bir fesih sebebine dayanmalı ve bu yanlış işlem nedeniyle hukukça korunan menfaati ihlal edilmiş olmalıdır.

İcra ve İflas Kanununda 134. maddenin 8. fıkrasında bu husus açıkça belirtilmiştir.

Kanun hukuki yarar şartını “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.” şeklinde düzenlenmiştir.

Satılan malın muhammen bedelin üstünde bir bedelle satılmış olması halinde kural olarak hukuki yarar yoktur. ( Kuru, Baki İcra İflas Hukuku El Kitabı/… 2013 s.714-715 )

Şikayetçinin ihalenin feshini istemede hukuki yararı yok ise icra mahkemesi esası girmeksizin şikayeti usulden reddeder. Bu halde işin esasına girilmediği için İİK’nın 134/II maddesinde yazılı para cezasına hükmedilemez.

İhalenin feshi sebepleri arasında gösterilmese dahi icra mahkemesi kamu yararının söz konusu olduğu hallerde kendiliğinden inceleme yapar.

Örneğin satış istemi süresine uyulmamasına rağmen (İİK m. 106 ve 110 maddeleri ) satışa hazırlık işlemlerine geçilmesi süresiz şikayet konusu olup haciz kalktığı halde ihale yapılması kamu düzeni ile ilgili olduğundan ihalenin feshi gerekir. Aynı şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte İİK 150/e maddesine göre süresinde satış istenmemesi nedeniyle takibin düşmesi kamu düzeni ile ilgili olup re’sen gözetilir. Bu halde ihalenin feshini isteyen borçlunun şikayet dilekçesinde süresinde satış istememesi nedeniyle haczin düştüğünü ileri sürmesine gerek olmayıp bu husus icra mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, şikayetçinin haczin düştüğünü ileri sürmesi halinde şikayetin esasının incelenmiş olacağı sonucuna varılamaz. İcra mahkemesi, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması durumunda, ihalenin feshi için kendiliğinden gözetilecek sebeplerinin bulunmaması ve şikayetçinin hukuki yararı olduğunu ispatlayamaması halinde şikayeti usulden reddetmesi gereklidir. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte icra emrinin tebliğinden itibaren süresinde satış istenip istenmediği ve dolayısı ile İİK’nın 150/e maddesine göre takibin düşüp düşmediği konusunda kamu yararı bulunduğundan icra mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Şikayetçinin süresinde satış istememesi nedeniyle takibin düştüğü iddiasını ihalenin feshi sebebi olarak sürenin bu konuda re’sen inceleme yapılacağından işin esasının incelendiği sonucunu doğurmaz.

Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince de kabul edildiği üzere ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu süresinde satış istendiği için takibin düşmediği ve borçlunun da ihalenin feshinde hukuki yararı bulunduğunu ispatlayamadığından şikayetin usulden reddedilmesi ve şikayetçi borçlu aleyhine para cezası verilmemesi gerekirken işin esasının incelendiği gerekçesi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulması yerine onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 28.02.2023