Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/41020 E. 2023/14964 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41020
KARAR NO : 2023/14964
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakaret suçundan açılan kamu davası kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18 inci Ceza Dairesince verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın beraatine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, sanığın nüfuzuna güvenerek eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle katılanın onur ve haysiyetini ayaklar altına aldığına, dolayısıyla sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın trafik polisi olarak görev yaptığı, olay tarihinde … plakalı araç ile Şoförler Odası Başkanı olarak görev yapan sanığın cep telefonuyla konuşmak suretiyle trafiği aksatacak şekilde usulsüz olarak cadde üzerine aracını park ettiği, katılan ile diğer polis memurunun sanığı bu eylemleri nedeniyle uyardıkları, cadde üzerinde park etmenin yasaklanmış olduğunu ve trafiği aksattığını kendisine bildirmelerine rağmen, sanığın bu duruma tepki gösterip katılan ile diğer polis memuruna “terbiyesizler, telefonla görüşmeme müsaade etmiyorsunuz bu yaptığınız terbiyesizlik” şeklinde, belgelerin kendisine iade edildiği sırada da bu sefer “evraklar sizde kalsın nasıl olsa getireceksiniz” diyerek hakarette bulunduğu iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. Sanığın sorgusunun yapıldığı 29.04.2014 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar dava zamanaşımını kesen ya da durduran bir neden olmadığı da gözetildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.