YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11672
KARAR NO : 2023/709
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2014/106 Esas, 2014/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verildiği,
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/22078 Esas, 2021/7668 Karar sayılı ilamı ile kararın basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulduğu,
3. Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/939 Esas, 2022/469 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanmaksızın sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkûmiyet kararı verildiği,
anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, müvekkiline isnat edilen suçun zamanaşımına uğradığına, sanığın cinsel taciz kastıyla hareket etmediğine ve beraati gerektiğine, hüküm kurulacak olursa haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü, eski eşi olan boşandığı katılanı telefonla aradığı ve katılanın cevap vermemesi üzerine “Merhaba Sultan evdemisin”, “Tamam geldiğinde haber verirsin bu arada hamam iyi geldi her halde çıkamadın”, “Keşke haber verseydin, beraber giderdik keselerdim seni”, “3 senedir mastürbasyon yapmaktan usanmadın mı” şeklinde mesajlar göndermesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, sanığın tevilli ikrarı gözetilerek, ardı ardına gönderilen mesajların bir bütün halinde tek bir cinsel taciz suçunu teşkil ettiği ile olayda katılandan kaynaklanan ve ceza indirimine sebebiyet verebilecek herhangi bir haksız davranışın bulunmadığının kabulü ile sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiştir. Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkeme iddianameyi sanık, mağdur ve şikayetçiye tebliğ ederek beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerini ister. Yapılan tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir.
2. Basit yargılama usulünde, beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinde sayılan kararlardan birine hükmedilebilir.
3. 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre basit yargılama usulünün uygulanması sonucunda sanık hakkında mahkumiyet kararının verilmesi halinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
4. Suç tarihine göre sanığın işlediği cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde hükümden sonra 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama
usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun’un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile
5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında somut olay itibariyle sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu, bozma üzerine yargılama yapan Mahkeme tarafından basit yargılama usulüne ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmakla, söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/939 Esas, 2022/469 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.