Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/477 E. 2023/1411 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/477
KARAR NO : 2023/1411
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1783 E., 2022/1699 K.
2- … vekili Avukat …
DAHİLİ DAVALI : 3- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 01.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/70 E., 2022/200 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince iş kazasının tespitine yönelik davanın kabulüne, davacının diğer talepleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum, davalı Bakanlık ile dahili davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum, davalı Bakanlık ile dahili davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı …’na bağlı “…/… Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğü” bünyesinde 01.11.1994 tarihinde çırak olarak işe girmiş olduğunu, o dönemde müvekkiline sigorta sicil kartı verildiğini, müvekkilinin işe giriş bildirgesinde işveren olarak gösterilen “MEB Çıraklık Eğitim Merkezinde” çalışırken iş kazası geçirmiş olduğunu ve sol el 2-3-4 parmaklarının zarar görmüş olduğunu, bahse geçen kazaya yönelik olarak müvekkilinin kaza sonrasında hastaneye gitmiş olduğunu ve akabinde emniyete giderek ifade vermiş olduğunu, olay nedeniyle rapor almış olduğunu ve bir müddet işe gidememiş olduğunu, müvekkilinin gidemediği günlere ilişkin olarak SGK’dan rapor parasını dahi almış olduğunu, iş kazasının tespitine, akabinde sürekli işgöremezlik ödeneği bağlanmasına ve geçmişe dönük ödemelerin kendisine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak davanın açılmasında … Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının 10.04.2018 tarih 2540622 sayılı dilekçesinde, … (Mesleki Eğitim Merkezi) ‘nda çırak/aday çırak olarak çalışırken 14.11.1995 tarihinde iş kazası geçirdiğini beyan ederek iş gücü kaybı oranının tespiti ve iş kazası sürekli iş göremezlik geliri talebinde bulunduğunu, ancak Kurum İş Kazası Tespit Komisyonunca alınan 04.09.2018 tarih 2018/53 sayılı Karar ile iddia konusuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmaması, 1995 yılına ilişkin iş kazası bildirim ve ödeme belgelerinin imha edilmesi, … Valiliği Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün 21.05.2018 tarihli yazısında yapılan incelemelerde …’a ait herhangi bir iş kazası raporu bulunamadığının bildirilmesi, olayın intikal ettiği bir adli merci bulunmaması nedenleriyle olayın iş kazası olduğu yönünde tespit yapılamadığından davacının talebinin reddedildiğini ve durumun davacıya 05.09.2018 tarih 11367407 sayılı yazı ile 18.09.2018 tarihinde bildirildiğini, davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği 221 inci maddeye göre “Aday çırak, çırak ve öğrenci/kursiyerlerin esas işverenleri, mesleki eğitim gördükleri işletme sahipleridir “, yine aynı yönetmeliğin 222 nci maddesine göre “İşyeri Bildirgesi”, işverenler tarafından düzenlenerek kurum müdürlüğüne verilir. Bildirgenin zamanında düzenlenmesi için, kurum müdürlüğü ile iş birliği yapılır.” hükümleri olup, ayrıca 3308 sayılı Kanun madde 25’e göre aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işverenin sorumlu tutulduğunu, davacının çırak olduğu dönemde işverenin, davalı … olmadığını, 3308 sayılı Kanun ve Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği ilgili maddeleri değerlendirildiğinde iş kazalarındaki sorumluluğun işverene ait olduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini istemiştir.

Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı … Bakanlığına bağlı çırak eğitim programı kapsamında çıraklık yapan davacının geçirmiş olduğunu beyan ettiği iş kazasından Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olacağını, zira dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının işe giriş bildirgesinde dahi işveren olarak MEB Çıraklık Eğitim Merkezi bulunduğunu, davalı müvekkilin işveren sıfatı bulunmadığını, iş kazasının üzerinden dava tarihine kadar yaklaşık 24 sene geçtiğini, buna göre tüm dava ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava açmak için gerekli hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davacının iş kazası ile ilgili olarak geçen süre içerisinde tüm evrakların imha edilmiş olduğunu, iş kazasına dair herhangi bir bildirimin bulunmadığının Kurumca tespit edildiğini, ayrıca dinlenen …’ın kaza tarihinde davalı müvekkilin yanında çalışmadığının Kurum kayıtları ile sabit olduğunu, bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davalı müvekkilin aynı zamanda duruşmaya ihzaren hazır edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesinin de usule aykırı olduğunu, beyanlarının hukuka aykırı delil olduğunu beyanla açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile; davacı …’ın 14.11.1995 tarihinde yaralanması ve parmaklarının kesilmesi ile sonuçlanan kaza olayının öğretim hayatı gereğince çalıştığı iş yerinde yapılan iş esnasında meydana geldiği ve bu kazanın iş kazası olduğunun tespitine, diğer talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bu taleplere ilişkin açılan davaların açılmamış sayılmasına,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum, davalı Bakanlık ile dahili davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olaya ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, dava dilekçesinde davacının kaza tarihinde yaşının küçük olduğunu, çırak olması ve davalı işverenin de resmi kurum olması nedeniyle haklı nedenle başvuru yapılamadığının belirtildiğini, belirtilen nedenlerin kuruma başvuru yapılamamasında haklı nedeni oluşturmadığını, iş kazasının meydana gelme tarihi üzerinden 24 yıl gibi bir süre geçtiğini, davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, ayrıca sadece davacı … tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulü yönünde karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ile yapılan yazışmada iddia konusuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamasının, 1995 yılına ilişkin iş kazası bildirim ve ödeme belgelerinin imha edilmesinin, … Valiliği Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün 21.05.2018 tarihli yazısında yapılan incelemelerde …’a ait herhangi bir iş kazası raporu bulunamadığının bildirilmesinin, olayın intikal ettiği bir adli merci bulunmaması nedenleri de dikkate alındığında davacı tarafça açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihbar olunanın beyanlarının resmi kurum kayıtları karşısında delil olmayacağı hususunun sabit olduğunu, davacı tarafın feragat ettiği, vazgeçtiğini beyan ettiği talepler yönünden davanın reddine karar verilmesinin ve müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürülmüştür.

Dahili davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın müvekkiline ihbar edildiğini, ancak müvekkilin davada ve sonrasında doğabilecek uyuşmazlıklarda herhangi bir sıfatının bulunmadığını, iş kazasından …’nın sorumlu olacağını, dava dilekçesinde de davacının işe giriş bildirgesinde dahi işveren olarak MEB Çıraklık Eğitim Merkezi olduğunu, bu nedenle husumetten red kararı verilmesi gerektiğini, iş kazasının tespiti için açılacak davalarda zamanaşımı süresinin kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl olduğunu, geçen 24 yıllık süre içerisinde tüm dava ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava açmak için gerekli hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davacı yanın bu husustaki kaza tarihinde yaşının küçük olmasına ilişkin mazereti de zamanaşımını kesen ya da ortadan kaldıran bir mazeret olmadığını, 1995 yılına ilişkin iş kazası belgelerinin imha edildiğini, hal böyleyken ilk derece mahkemesinin hiçbir delil ve kayıt olmamasına rağmen yaklaşık 25 yıl önce gerçekleştiği iddia edilen bir kaza sebebiyle davacı … tanık beyanına dayanarak davanın kabulü ile iş kazası tespiti kararı vermesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin ve dahili davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum, davalı Bakanlık ile dahili davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum, davalı Bakanlık ile dahili davalı vekilleri; istinaf dilekçeleri ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenen taraf tanıklarının beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum, davalı Bakanlık ile dahili davalı vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.