YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15237
KARAR NO : 2023/550
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanıklar … ile … müdafileri ile katılan mağdure vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/94 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ile …’in 14.06.2019 tarihli eylemlerinden haklarında ayrı ayrı nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin ikinci fıkra, üçüncü fıkra (a) ve (d) bentleri, 43 üncü madde birinci fıkra ve 53 üncü maddeleri uyarınca 26 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçu ile sanık …’ın Temmuz 2018 tarihli, sanık …’in Nisan 2019 tarihli üzerilerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkra (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2021/463 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, … ve Muhammed haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanıklar … ile … haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar, sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile aynı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.08.2021 tarihli ve 2021/91217 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik onama, düzeltilerek esastan ret kararına yönelik bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiş, Dairemizce verilen 23.06.2022 tarih ve 2021/23752 Esas, 2022/6565 Karar sayılı tevdi kararı üzerine ilamda belirtilen eksiklerin giderilmesine müteakip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarih ve 2022/140548 sayılı yazısı ile dosya Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar haklarında verilen beraat kararlarına karşı istinaf taleplerinin reddedilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi birinci fıkrası uyarınca cezalarda indirim uygulanması, olayın oluş şekli ve niteliği itibariyle verilen cezaların oldukça az olması nedenleriyle istinaf kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … Müdafiin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanlarında sanık ile sosyal medya üzerinden görüştüklerini, daha sonra kendi rızası ile buluşup rızası ile sanık ile cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesi, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu raporunda mağdurenin akli durumuna ilişkin ”Durumun hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği” belirtilmesi, sosyal araştırmacı bilirkişinin 11.09.2020 tarihli duruşmada ”Müştekinin zaman, mekan, olay, kavramsal zekası itibar edilebilir düzeyde olup, olayları hatırlamakta, sorulan soruları anlamakta ve kendisini anlatabilmekte herhangi bir zorluk çekmediği” ayrıca “Görülebilir ve gözlenebilir bir engel durumu olmadığı, kendini ifade edebilme yeteneğine sahip olduğu ancak saf bir kişiliğe sahip olduğu düşünülebilir ancak zihinsel engeli anlaşılmayabilir.” şeklindeki görüşü, mağdureyle sosyal medya üzerinden görüşen sanığın mağduredeki akıl hastalığını bilmesinin mümkün olmadığı, somut gerekçeye dayanmadan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık … Müdafiin Temyiz İstemi
Sanık ile mağdurenin daha önce tanışıklıklarının bulunmaması, sanık …’ın suç atmasından başka sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmaması, sanık ile mağdure arasında cinsel birliktelik olmamakla birlikte mağdurenin zihinsel engelinin anlaşılmasının mümkün olmadığı, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 15.06.2020 tarihli raporunda ”Durumun hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğine” karar verilmesi, sosyal araştırmacı bilirkişinin 11.09.2020 tarihli duruşmada ”Müştekinin zaman, mekan, olay, kavramsal zekası itibar edilebilir düzeyde olup, olayları hatırlamakta, sorulan soruları anlamakta ve kendisini anlatabilmekte herhangi bir zorluk çekmediği” ayrıca “Görülebilir ve gözlenebilir bir engel durumu olmadığı, kendini ifade edebilme yeteneğine sahip olduğu ancak saf bir kişiliğe sahip olduğu düşünülebilir ancak zihinsel engeli anlaşılmayabilir.” şeklindeki görüşü, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdure …’ın Sınır hafif derecede mental zeka geriliği ve atipik affektif bozukluk rahatsızlıkları sebebiyle Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 15.06.2020 tarihli raporuyla da uzman görüşü olarak belirtildiği üzere mağdure bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olması mani olacak düzeyde rahatsız olduğu, aynı tarihli rapora göre mağdurenin bu rahatsızlığının hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğinin kanaat olarak belirtildiği, dava konusu olayda; mağdure ve sanıklar aynı kasabada yaşamakta olup, mağdurenin sanıkları sosyal medya üzerinden arkadaş olarak eklediği, sosyal medya üzerinden konuştuktan sonra cep telefonu ile iletişim kurmaya devam ettikleri, mağdure …’ın 14.06.2019 tarihinde sanık … ile sosyal medya üzerinden mesajlaşarak buluştukları sanığın mağdureyi çilek tarlasına götürerek mağdureyle cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra sanık …’in diğer sanık …’ı telefonla arayarak “…’ı düşürdüm gel.” diyerek sanık …’ı bulundukları yere çağırdığı, sanık …’ın da gelerek aynı yerde mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği esnada telefonuyla mağdurenin görüntüsünü kaydettiği, daha sonrasında sanıkların mağdureyle birlikte motorla yıkılı bir eve girdikleri, burda da sanıkların aynı anda mağdureyle cinsel ilişkiye girdikleri, sonrasında mağdurenin çantasında bulunan temiz kıyafetleri giydiği, sanıkların, mağdurenin üzerinde bulunan kıyafetleri ise delil bırakmamak için yaktıkları ve sonrasında mağdureyi motosikletle Pazarağaç Kasabası’nın girişinde bıraktıkları, bu şekilde atılı eylemleri mağdureye karşı gerçekleştirdikleri, sanıkların aynı tarihte mağdureyle birer kez çilek tarlasında ayrı ayrı ve bir kez de metruk bina içerisinde aynı anda ikisi birlikte cinsel ilişkiye girme şeklinde gerçekleşen eylemleri aradaki zaman aralığı da dikkate alındığında aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği sabit olduğundan, sanıklar hakkında tek suçtan ceza tayin edilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezada artırıma gidilmiştir.
2. Her ne kadar sanıklar … ve …’ın mahkemece sabit kabul edilen eylemleri dışında birbirinden bağımsız şekilde tam olarak tespit edilemeyen farklı tarihte sanık …’ın mağdurenin bahçeli köy evinin bahçesinde, sanık …’in ise Pazarağaç Belediyesi’ne Hoşgeldiniz tabelasının yakınında bulunan bir tarlada mağdureyle cinsel ilişkiye girerek cinsel saldırı suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de, iddia edilen eylemler yönünden mağdurenin beyanları dışında başkaca somut maddi delil bulunmadığı, arada geçen zaman aralığı, mağdurenin tam açık tarih ve ayrıntı bildirmemesi sebebiyle farklı tarihlerde gerçekleştiği iddia edilen eylemler yönünden sanıkların beraatine karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında mağdureye karşı cinsel saldırı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; mağdurenin açık tarih ve olay ayrıntısı vermeksizin soyut beyanları dışında sanığın cezalandırmasına yeterli başkaca bir delil bulunmadığı, sanığın hafta içi öğle arasında mağdureyle herkesin kullanıma açık ve işlek sayılabilecek piknik alanında araç içerisinde cinsel saldırıda bulunması şeklindeki iddianın hayatın olağan akışına da aykırı eylem isnadı olduğu değerlendirilmekle, sanığın inkar savunmasının aksini ispata eşverişli, kesin vicdani kanaat oluşturacak somut maddi delil de bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince sanıklar … haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden, kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ancak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi denetlenebilir bir şekilde değerlendirilmeden uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı kabul edilerek bu aykırılığın sanıklar haklarında tayin edilen cezalarda 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi tatbik edilerek hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında hatalı olarak gösterilen suç tarihinin sanık … için 2017 Temmuz, sanık … ve sanık … için 14.06.2019 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesi birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanunun 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B- Katılan Mağdure Vekilinin Sanıklar … Haklarında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine Dair Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sınır- hafif derecede zeka geriliği bulunup, atipik affektif bozukluk belirtileri gösteren mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanıkların aşamalardaki istikrarlı savunmalarında suçlamaları kabul etmemeleri, iddia edilen eylemler yönünden aradan geçen zaman aralığı, mağdurenin açık tarih ve ayrıntı bildirmemesi nedeniyle sanık …’in üzerine atılı suçu işlediği hususunda ve sanık …’ın 2017 yılı Temmuz ayı içerisinde mağdurenin evinin bahçesinde, sanık …’in ise 2019 yılı Nisan ayında tarlada mağdureye yönelik cinsel saldırı suçunu işledikleri hususunda soyut beyan dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, hukuka aykırılık görülmemiştir.
C- Sanıklar … ile … Haklarında 14.06.2019 Günü Gerçekleşen Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine Dair Kurulan Hükme İlişkin Sanıklar Müdafileri ile Katılan Mağdure Vekilinin temyiz İstemleri Yönünden
1. İlk derece mahkemesince hükümler kurulurken kararın gerekçe kısmında sanıklar hakkında temel cezalar tayin edilirken alt sınırdan hareket edildiği belirtilmesine rağmen hükümlerin alt sınırdan uzaklaşılarak kurulması suretiyle hükümlerle gerekçe arasında çelişki oluştuğu gözetilerek söz konusu kararlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 15.06.2020 tarihli raporunda mağduredeki mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğinin belirtilmesi karşısında, mağduredeki zeka geriliğinin sanık … tarafından bilinip bilinmediği hususunda bir açıklama içermeyen gerekçesiz hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
3. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hüküm başlıklarında 14.06.2019 olan suç tarihinin 21.07.2019 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
4. Bozma sebeplerine göre Tebliğnamede değişik gerekçeyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekilinin Sanıklar … Haklarında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine Dair Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2021/463 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanıklar … ile … Haklarında 14.06.2019 Günü Gerçekleşen Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine Dair Kurulan Hükme İlişkin Sanıklar Müdafileri ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2021/463 Esas, 2021/471 Karar sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararının, gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.