YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/753
KARAR NO : 2023/1421
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/871 E., 2022/1604 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 04.03.2021
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ömerli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/37 E., 2021/447 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08.04.1988 tarihinden 05.05.1995 tarihine kadar …’nda işçi olarak çalıştığını, davacının sigortalı olarak gösterilmediğini, davacının bu durumu çok sonradan fark ettiğini, davalı belediyede ve diğer kamu kurumlarında çalışan kamu görevlileri dahil olmak üzere çok sayıda kişinin buna tanıklık edebileceğini, davacının 30.08.1992 yılında davalı … bünyesinde çalıştığına dair gazete sayfası haberini dava dilekçesi ekinde sunduklarını belirterek davacının 08.04.1988-05.05.1995 tarihleri arasında davalı … bünyesinde çalıştığının tespiti ile bu hizmetlerin davacının diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, yatırılmayan primlerin davalı … tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı … nezdinde çalışması olmadığı gibi, ihale kapsamında da çalıştırılmadığının tespit edildiğini, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, davacının iddiasının tanık beyanlarıyla değil resmi belgelerle ispatlanması gerektiğini, açılan davada Belediyenin hasım olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil vekili cevap dilekçesinde; davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın kamusal niteliği dikkate alınarak titizlikle araştırma yapılması gerektiğini belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “alınan davacı tanığı, bordro tanıkları, komşu iş yeri tanıkları beyanlarından davacının davalı belediyede çalışmasının olduğu anlaşılmış ise davalı belediyenin kamu kurumu olması, kamu kurumunda çalışan işçilerin çalışmalarını SGK bildirimlerinin yapılmamasının mümkün olmadığı, bu yönde iddia olduğu taktirde iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, dosyada davacının çalışmalarının olduğuna dair yazılı delil olmadığı” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin davalı işyerinde fiili çalışmasının dinlenen bordro tanıkları ve belediye’de çalışan yetkili şef, müdür..gibi kişilerin beyanları ile sabit olmasına rağmen, salt yazılı delil olmaması nedeni ile talebin reddinin birçok Yargıtay ve istinaf kararlarının aksine talebin reddine karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar tarafından davacı adına düzenlenmiş işe giriş bildirgesi ve Kuruma bildirilen çalışmalarının olmadığı ve yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmediği görülmüş, yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca dava tarihi 04.03.2021 olup, çalışmalarının bittiği yılı takip eden yıldan itibaren beş yıllık dava açma süresi içerisinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi neticeden doğru olup, davacının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği gerekçesine dayalı olarak esastan red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davanın işçilik alacakları değil tespit davası niteliğinde olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süre kurumunun söz konusu olmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 08.04.1988-05.05.1995 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacı hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenmediği, kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın da söz konusu olmadığı hususları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…